Sünnetleri kılarken kazaya niyet edince farz gibi mi kılacağız?

[ad_1]

Evet, aynen farz gibi kılarız. Birinci ve ikinci rek’atlerde zamm-ı sûreyi okuyoruz, üçüncü ve dördüncü rek’atlerde okumuyoruz. Ka’de-i ûlâda (ilk oturuş) da ettehıyyâtüden başka bir şey okumuyoruz.

Sünnetleri kılarken bunlara kaza diye niyet edilebilir mi?

[ad_1]

Zaten doğrusu da budur. Dört mezhebden üçünde, maliki, şafii ve hanbeli mezhebinde kazaya kalan namaz borcu olan kimselerin nafile namazları kılması haramdır. Sünnetler de nafiledir. Bunların sünnet olarak kılınması haramdır. Hanefi mezhebinde de kabul olmaz buyuruluyor. Dolayısıyla dört mezhebde de kazaya kalan namaz borcu olan bir kimse, sünnetleri kılarken kazaya niyet etmelidir. (Yalnız hanefi mezhebinde sabah namazının sünnetine vâcib makâmında diyen âlimler olduğu için onu aynen niyet ederek sünnet olarak kılıyoruz).

Sünnetleri kazaya niyet etmenin iki niyet olacağını ve bunun için de…

[ad_1]

Bu konuda, Hüseyin Hilmi efendi ”rahmetullahi teâlâ aleyh” insanların kalbi mutmain olsun diye nakletmişler, Süleymaniye kütüphanesinde el yazması, arabca bir kitâp var, (Nevâdir-i fıkhiyye fi mezheb-il-eimmet-il Hanefiyye). Orada hanefi mezhebinde olanların da beş vakit namâzın sünnetlerini kılarken kazaya niyet etmeleri lâzım geldiği bildiriliyor. Bir de, Anadolu coğrafyasında yetişmiş, Oflu Muhammed Emin efendinin, (Necât-ül-mü’minîn) kitâbının 96. sayfasında çok açık net yazıyor. Hatta sayfanın kenarında bir hadîs-i şerîf de zikrediliyor. O hadîs-i şerîfde, kazaya kalan namâz borcu olan kimseleri nâfilelerinin, sünnetlerinin kabul olmayacağı yazılıdır. Oflu Muhammed Emin efendi, sual-cevap şeklinde hazırlamış.

Bir kimsenin kazaya kalan namâz borcu olsa, bu kimse sünnetleri kazaya niyet etse, bu kimse sünnetleri terk etmiş olur mu?
El-cevâp, olmaz. Zaten (Nevâdir-i fıkhiyye) kitâbında bu çok güzel izâh ediliyor. Buyruluyor ki, (Öğle namâzının dört rek’at farzından önce dört rek’at namâz kılmak sünnetdir). Nâfile namâzlara birkaç niyet edilebilir. Dinde yorum olmaz.

Sünnetleri kazaya niyet etme konusunu anlatıyoruz. Siz akşamın 2 rekatlık sünnetini…

[ad_1]

Fıkıh bilgisi olmayan, altyapısı olmayan böyle mantıkla hareket edip, kafasına göre kıyas yapar. Halbuki kitaplar okunmuş olsa meselenin aslı anlaşılır. Kitaplarda, orada herhangi bir namaz kılmakla sünnet yerine gelmiş olur buyruluyor. Rekat sayısı sünnet değil, orada herhangi bir namaz kılmak sünnet. Mesela Peygamber efendimiz “aleyhisselâm” akşamın sünnetinin sadece 2 rekat kılmadılar. Bazen 4, bazen 6 rekat kıldılar. Yatsının son sünnetini ve öğlenin son sünnetini de bazen 4 kıldılar. Dolayısıyla orada 3 rekat akşamın kazasını, 3 rekat vitir vacibin kazasını kılmak sünneti değiştirmek olmaz. Tekrar edelim: Farzlardan önce veya sonra bir namaz kılmak sünnettir, rekat sayısı değil. Bu bakımdan kaza namazı kılmakla vaktin sünnetini de kılınmış olur. Sünnet de terk edilmiş olmaz. Bunu Muhammed Sadık hazretleri, Nevadir-i Fıkhiyye kitabında geniş izah etmişler, dileyenler oradan okuyabilir.

 

Sünnetleri kazaya niyet etme konusunda beyim dahil kimseyi inandıramıyorum. Daha başka…

[ad_1]

(Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbında Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” senedleri ile beraber yazmış. Başka söylenecek bir şey söz konusu değildir.

Sünnetleri kazaya niyet ediyorum. Fakat çevremdeki insanlar, sünnetler terk edilmez diye…

[ad_1]

Her asırda kâtı’ı tarîk olan, yol kesen, yani dinlerine kasdeden eşkiyâlar vardır. Herkes bir tercihte bulunacak. Sünnetleri kılarken kazaya niyet edenler, borçlarını ödemiş olacak. Öbürleri borçlu kalacak. Kabirde de kızgın saç üzerinde kıldırırlar.

Sünnetleri kazaya niyet edince, üçüncü ve dördüncü rekatlerde zamm-ı sûre okuyacak…

[ad_1]

Sünnetlerde üçüncü ve dördüncü rek’atlerde zamm-ı sûre okunuyordu. Biz bunları kazaya niyet ettiğimiz zamân zamm-ı sûre okumayacağız. Kaza namâzımız bitti ise, sünnetleri sünnet olarak kılabilir veyâ kazaya niyet edilirse üçüncü ve dördüncü rek’atlerde zamm-ı sûre okuyabiliriz.

Sünnetleri kazaya niyet edince, bazıları (Sen aşırı gidiyorsun, böyle yapmamalı) diyor.…

[ad_1]

Kitâblarda bu açıkça bildirilmiş. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de alınan kaynakların hepsi bellidir. (Olmaz) diyenler, kendi kafasına göre olmaz diyor. Oflu Muhammed Emîn efendi bile kitâbında yazmış. İmâm-ı Birgivî hazretleri yazmış. İbni Âbidîn de, zaten nâfile namâzlara birkaç niyet yapılabileceği yazılmış. Doğruyu bulmak için gayret edene Allahü teâlâ vallahi, billahi ve tallahi doğruyu önüne koyuyor. Kitâb gönderiyor, doğruyu bileni önüne çıkartıyor.