[ad_1]
Sure-i Yusufun 11. ayetinde bir tecvid kaidesi var. Bu tecvid kaidesini…
[ad_1]
Tecvidde ana kâide olarak iki şeyden tâviz vermemişler. Birisi harflerin çıkış yerleri, ikincisi de med-i tabii. Bunun dışında, idgam, gunne, izhar, kalkale yapılmazsa manâya tesir etmez. Tecvid kâidelerinin hepsine dikkat ederek okumak aliyyül âlâ olur.
Sünnetleri kılarken kazaya niyet ediyoruz. Cuma namazında kazaya niyet etme konusunu…
[ad_1]
Cumanın ilk sünnetini kılarken, kamet getirip, (Niyet ettim ilk kazaya kalan öğlenin farzına) denir. Sonrasında iç ezan okunur, hutbe okunur. Kamet getirilir, Cuma namazı kılınır. Sonrasında 4 rekât Cumanın son sünetini kılınır, buna yine kamet getirilip, (Niyet ettim ilk kazaya kalan ikindinin farzına) diye niyet edilir. Sonra 4 rekât zuhr-i ahir namazı kılınır. Buna kazaya niyet edilmez, şöyle niyet edilir: (Niyet ettim, üzerime en son farz olan kılmadığım öğle namazını farzını kılmaya). Bunu Cuma’nın şartları tahakkuk etmediği için kılıyoruz. Böylece Cuma namazı sahih olmadıysa, öğle namazını kılmak gerekir. Kılınmazsa kişinin üzerinde borç kalır. Zuhr-i ahir kılınırsa, (cuma sahih olmadığı zaman) öğle namazı yerine geçer. Eğer Cuma sahih olursa, o zamanda ilk kazaya kalan öğlenin farzı yerine geçer. Eğer hiç kaza borcu yoksa nafileye dönüşür. Zuhr-i ahirden sonra 2 rekât vaktin sünneti kılınır, buna da (İlk kazaya kalan sabah namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir. Böylece öğle, ikindi, sabah kaza edilmiş olur. Peşine akşam ve yatsı da ilave edilirse, 1 günlük kaza kılınmış olur.
Sünnetleri kılarken kazaya niyet ediyorum. Bunları kılarken aynı farz gibi kılıyorum,…
[ad_1]
Sünnetler nâfile demektir, nâfilelerin aslı da hep iki rek’atdir. Onun için meseâ, imâm-ı Şâfii ”rahmetullahi teâlâ aleyh” Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm” öğlen namâzından önce kılmış olduğu o dört rek’at sünneti kılarken iki, iki kılarlarmış. Şâfii mezhebindekiler buna ittibâ ederler.
Doğru yapıyorsunuz. Sünnetleri kılarken kazaya niyet ediyor ve kâmet getiriyorsunuz.
Sünnetleri kılarken kazaya niyet ediyorum. Arkadaşım buna karşı çıkıp olmaz diyor.…
[ad_1]
Böyle diyen kimseye itibar edilmez. Çünkü kitaplarda hepsi delilleri ile bildirilmiş. Kitaplarda, Maliki, Şafii, Hanbeli mezheplerinde, kaza borcu olan kimsenin nafile namaz kılması haramdır, Hanefi de ise kabul olmaz buyruluyor. Dolayısıyla kaza borcu olan kimse bu namazlarını kaza edene kadar nafilelerle meşgul olmaz. Biran önce bu borçlarını bitirmelidir. Zira her namaz kılacak kadar vakit geçtikçe (ki bu 6 dakikadır, her 6 dakikada bir) günahı katlanıyor. Bu yüzden borçlarını ödemesi gerekiyor. Bunun için Hanefi mezhebinde sabah namazının sünnetine vacip makamında diyen âlimler olduğu için o istisna edilerek; 5 vakit namazın sünnetlerini kılarken:
(İlk kazaya kalan öğle namazının farzını ve öğlenin ilk sünnetini),
(İlk kazaya kalan sabah namazının farzını ve öğlenin son sünnetini),
(İlk kazaya kalan ikindi namazını ve ikindinin sünnetini),
(İlk kazaya kalan akşam namazını ve akşamın sünnetini) denir 3 rekât akşamın farzı gibi kılınır,
(İlk kazaya kalan yatsının farzını ve yatsının ilk sünnetini),
(İlk kazaya kalan vitir vacibi ve yatsının son sünnetini kılmaya) denir ve 3 rekât vitir vacib gibi kılınır. Böyle sünnetleri kılarken kazaya niyet edilince sünnetler de terk edilmiş olmaz. Hem kaza borcu ödenir, hem de sünnet sevabına kavuşulur. Zira sünnetten maksat, farz namazdan sonra veya önce herhangi bir namaz kılmaktır, buyruluyor. Burada kaza kılınınca sünnette yerine gelmiş oluyor. Peygamber efendimiz “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” sünnet diye niyet etmezlerdi. Allah rızası için namaza diye niyet ederlerdi. Yoksa öğlenin ilk sünneti diye niyet etmezlerdi. Dolayısıyla orada kaza olsun vs. namaz kılınınca sünnet yerine gelmiş oluyor.
Sünnetleri kılarken kazaya niyet ediyorum. 3. ve 4. rekatlarda zammı sure…
[ad_1]
Yavrularıyla birlikte başka yere alıp, götürülebilir. Yavrularından ayırmak ise olmaz.