[ad_1]
Câizdir, taksitli alınınca fâiz olmaz.
[ad_1]
Câizdir, taksitli alınınca fâiz olmaz.
[ad_1]
Gerçekten yapıştırılmış ve su geçmiyorsa, taklid etmek gerekir. Su geçmeyince, gusle mânidir.
[ad_1]
Abdest alırken çıkarmanıza gerek yoktur. Sadece gusülde çıkarırsınız.
[ad_1]
Ağza takılıp, çıkarılabilen protez dişlerden ise taklid etmeye gerek yok. Böyle protez diş ise gusülde çıkarılır, onun dışında abdest alırken çıkarmak gerekmez. Eğer dolgu diş, kaplama diş veya implant diş (vidalı) ise maliki mezhebini taklid etmesi gerekir. Zira Hanefi mezhebinde iğne ucu kadar bile olsa ağzın içinde ıslanmadık yer kalmayacak, bu farzdır buyruluyor. Bu yapma dişler ağzın içini 1 milimde olsa kaplıyorlar. Bu yüzden ağzın tamamının yıkanmasına mâni oluyorlar. Bu sebeple gusül olmuyor. Gusül olmayınca, abdestte olmuyor, abdest olmayınca namazda olmuyor. Bunları çıkarma imkânı da olmadığı için ağzın içini yıkamak farz demeyen bir mezhep taklid edilir. İmamı Maliki ve İmamı Şafii hazretleri, ağzın için yıkamak sünnettir buyurmuşlar. Dolayısıyla Hanefi mezhebinde olup, dolgusu, kaplaması, implantı olan; gusülde, abdestte, namazda maliki veya Şâfiî mezhebini taklid eder. Bunların farz dediklerine uyar, müfsid (bozar) dediklerinden de sakınır. İbni Abidin hazretleri (Hanefi mezhebinde olanın, Maliki mezhebini taklit etmesi evladır. Çünkü imam-ı Malik, imam-ı a’zamın talebesi gibidir) buyurdukları ve Hanefi olanların maliki mezhebini taklid etmeleri daha kolay olduğu için Hanefi mezhebindekiler; Malikiyi taklid ederler.
[ad_1]
Hanefî mezhebinde kolları, başı örtmek sünnettir. Dolayısıyla çıplak ayakla, başı açık olarak namâz kılmak mekrûh olmaktadır.
[ad_1]
Örtebilirsiniz, bunun mahzuru yoktur.
[ad_1]
Tahâretden sonra, bez veya kağıt bulamayanın kuru el ile ıslaklığı gidermesi iyi olur. Böyle bir durum olmasa da yine necs olmaz.
[ad_1]
Abdest olur. Abdesti var da, namâzın farzlarından birisini terk etti. Hadesden tahâreti yaptı, abdest aldı. Ama necâsetden tahâreti yapmadı. Orada hanefî mezhebinin bildirdiği bir ölçü var. Katı necâsetde dirhem miktarı, 4,8 gramdır. Sıvı necâsetlerde de avuç ayasını geçince namâza mânidir. Şâfiî mezhebinde zerresi de mânidir. Ama özürlü olup, tahâret yapamayan mâlikî mezhebini taklîd eder. Çünkü mâlikî mezhebinin bir kavlinde necâset namâza mâni değildir. Cenâb-ı Hakkın bu müctehidleri ayrı ayrı yaratmasının sebep ve hikmetleri ortaya çıkıyor, rahmet oluyor. O zamân namâz kılabilir. Ama hanefîde, şâfiîde kılamaz. Mâlikî mezhebinin birinci kavline göre de necâsetden tahâret hassasdır. Ama ikinci kavline göre namâzını kılabilir.