Tesavvufdan maksad nedir?

[ad_1]

Tesavvufdan maksad, Allahü teâlânın emirlerini insanlara sevdirmek, kalbe yerleştirmek ve harâmlardan da nefret ederek uzaklaştırmaktır. Maksad budur. Yoksa tesavvufdan maksad, uçmak, kaçmak, olağan üstü şeyleri görmek değildir. Normal yaşamak ve her yaptığı işde, Allahü teâlâyı hâtırlayabilmektir. Bunu da ancak bu büyükler yapabilir. Ya’nî Allahü teâlâ bu tesavvuf büyükleri vâsıtasıyla (İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, imâm-ı Gazâlî hazretleri… gibi) yaptırır. Meselâ (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbı, binlerce kitâbdan hazırlanmıştır. Dolayısıyla bugünkü müslümânlara rehberlik ediyor. Onu okuduğun zaman oradaki âlimlerin hepsinden istifâde ediyorsun.

Tesavvufda nâz makâmı diye bir şey varmış. Bu makâmda olan bazıları,…

[ad_1]

Nâz değil, zındıklık makâmındalar. Tam kâfir. Adam, senden sâkıt oldu diyor. Allahü teâlânın Resûlü Muhammed aleyhisselâmdan bu teklîfler düşmüyor, Onlar muâf olmuyor. Onun arkadaşları, Eshâb-ı kirâm, bundan muâf olmuyor da, onbeş asır sonra gelen böyle zındıklar mı muâf olacak? Allahü teâlânın emirlerinden hiçkimse muâf değildir. Evet, nâz makâmı diye geçer. Ama onlar gece sabaha kadar uymaz, ibâdet eder. (Ne yaparsan yap günâhlar afv oluyor, arada namâzı bir vakit kılmazsan afv olur, biz nâz makâmındayız)… Bunlar Allahü teâlânın sevmediğinin alâmeti, ne nâz makâmı. Allahü teâlâ bunlara ibâdet etmeyi de nasîb ettirmiyor, küfre giriyor. Zındıklık, küfür makâmıdır. Allahü teâlâ korusun! Dîni değiştirmek, Allahü teâlânın dînini yok etmek. Cenâb-ı Hak böylelerinin şerlerinden muhâfaza eylesin!

Terviye gününün önemi nedir?

[ad_1]

Zilhiccenin sekizinci gününe terviye günü deniyor. İbrâhim aleyhisselâm, (Yâ Rabbî! Bana bir erkek evlâd verirsen, onu kurban edeceğim) dedi. Allahü teâlâ da İsmâil aleyhisselâmı ihsân etti. Sonra rüyâsında (Sözün vardı) diye hâtırlatıldı. Acabâ bu, rahmânî olabilir mi, şeytânî olabilir mi? Çünkü Cebrâil “aleyhisselâm” gelmedi. Yanlış bir şey yapmayayım, Rabbime karşı gelmeyeyim diye o günü [Terviye gününü] düşünce ile geçirdi. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz bunları bize anlattı. Kıymetli olduğunu bildirdi. Terviye günü, [yani bugün] hacılar hazırlıklarını yapıyorlar. Öğleden veyâ ikindiden, veyâhud da akşamdan itibâren Arafata çıkaracaklar. Sekizinci gün hazırlıklar tamamlanır ve Arafata çıkılır.

Terviye günü oruç tutmak, salevât-i şerîfe getirmek, istigfâr okumak, tekbîr, tahmîd, tesbîh, tehlîli çok okumak kıymetlidir. Yarın da imsâkdan güneş batana kadar [her biri Besmele ile] bin ihlâs okumak, hadîs-i şerîfde, (Okuyanın geçmiş günâhlar afv olur, yaptığı duâ kabûl olur) buyuruluyor. Bu akşam Arefe gecesi değildir. Arefe gecesi ve kurban bayramı geceleri, gününden sonra gelir. Bugün de kıymetli, yarın da [Arefe günü] kıymetli bir gündür. Geceleri de öyledir.

Tertip sahibi olan bir kimse, kazaya kalmış sabah namazını unutup öğlen…

[ad_1]

Hâtırladığı zaman önce sabahı kaza eder, sonra öğleyi kılar.

Tertîb sâhibi olmak nasıl olur?

[ad_1]

Meselâ bir kimsenin kaza namâzı bitti. Sabah namâzına da kalkamadı, unuttu. Öğle vakti girdi. Sabahı kılmadığını da unuttu, öğleyi kıldı. İkindi vakti girdi, hâtırladı. Tertîb sâhibi olduğu için, ikindiyi kılmadan önce sabahı kaza edecek, sonra öğleyi kaza edecek, ondan sonra ikindiyi kılacak. Bu, tertîb sâhibinin özelliğidir.

Terlik ters dönüverince günâh olur, deniyor. Böyle bir şey var mıdır?

[ad_1]

O edebdir. İslâmiyyet temizlik dînidir, disiplindir, nizâmdır, intizâmdır. Müslümânın da buna uyması lâzımdır. Bu edebdir, günâh değildir. Ama buna yerleştirebilmek için çok günâhdır, denmiş.

Terâvîhi evde kıldığımız zaman câmi’deki gibi mi kılınır?

[ad_1]

Evet. Evde kılınca farklı bir hüküm yok ki. Bu namazdır. Câmi’de de edâ edilir, evde de edâ edilir. Ama kaza kılıyorsak, bir günlük kaza namazı kılacağız. Dolayısıyla terâvîh namazı da kılmış oluyoruz.