[ad_1]
Mekrûh olur. Kılınan namâz sahîh olur. Namâzın sevâbını giderir.
[ad_1]
Mekrûh olur. Kılınan namâz sahîh olur. Namâzın sevâbını giderir.
[ad_1]
Verilmiyor. Ayakta, eller yan tarafta, (niyet ettim Allahü teâlânın rızası için tilavet secdesi yapmaya) denir, (Allahü ekber) diyerek doğrudan secdeye gidilir, tek bir secde yapılır, üç defa (Sübhâne rabbiyel-a’lâ) denir ve ayağa kalkılır.
[ad_1]
Tabiî yapacak. Çünkü vâcibdir. Abdestli yapmak lâzım, mekrûh vakitlerde yapmamak lâzımdır. (En son yapmadığım üzerime vâcib olan tilâvet secdesini yapmaya) diyerek yapılır. Kur’ân-ı kerîmde okundu ise veyâ okunurken dinlendi ise, tilâvet secdesi yapmak vâcib olur. Sâkıt olmaz. Sünnet olmuş olsa, yapılmadığı zamân bir şey lâzım gelmeyebilir. Ama sünnetleri de inkâr, insanı küfre kadar götürebilir. Kaç tane yapılmadı ise, yapılacak. Yapılmazsa âhiretde önümüze koyacaklar.
[ad_1]
Bazı kitaplarda yazıyor. Okunmasının bir mahzuru yoktur. Ama secde-i sehvde değil.
[ad_1]
Namaz kılması mekrûh olan vakitlerde yapılmaz. Yaparken de abdestli olarak kıbleye karşı döneriz, ellerimiz yandayken, niyyet ettim Kur’an-ı kerimde okuduğum âyette geçen secde âyeti için tilâvet secdesi yapmaya deriz. Ellerimizi kulaklarımıza kaldırmadan Allahü ekber diyerek doğrudan secdeye gideriz ve secdede üç defa (Sübhâne rabbiyel-a’lâ) diyoruz ve hemen Allahü ekber diyerek ayağa kalkıyoruz. Tilâvet secdesinin yapılışı bu kadardır.
[ad_1]
Bir defa hatm edince ondört tilâvet secdesi vardır. Tilâvet secdesi zamanla sınırlı değildir, kazaya kaldı diyemiyoruz. En kısa zamanda yapmak evlâdır. Daha sonra da yapmak câizdir. Niyet ederken de, (niyet ettim en son [veya ilk] yapamadığım tilâvet secdesini yapmaya) diyerek başlanır ve bitirilir.
[ad_1]
Kaza değil, üzeriniz de borç duruyor. Vakitle sınırlı değildir, ama şâfii mezhebinde hemen yapmak gerekiyormuş.