Top sakal bırakmak caiz midir?

[ad_1]

Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” zamanında hıristiyanı da, yahudisi de, mecusisi de, putperesti de hepsi sakal bırakıyordu. Müslümanın koyduğu sakal çeneden veya dudaktan bir tutamdır. Bir tutamdan aşağı olmaz, bir tutamdan uzun olmaz. Bunun dışındakilerin İslâmiyyetle bir alâkası yoktur.

Tokinin evlerine yazıldık. Abdülhâkim Arvâsi hazretleri müslümanların apartman dairelerinde değil de…

[ad_1]

Tır şoförlüğü yapıyorm. Akaryakıt istasyonlarından puan karşılığı yakıt veriyorlar. Bunun mahzuru…

[ad_1]

Yok. Netice itibâriyle puan kazanmak için oraya gitmiyorsunuz. Bunlar firmaların kendi ihsânları oluyor, bunun bir mahzuru olmaz.

Tıp fakültesinde okuyorum. Örtünmek istiyorum, ama annem ve babam karşı çıkıyor.…

[ad_1]

O yanlış bir kere. Önemli olan kalb temizliği ise, erkek de kadın da sokakta çırılçıplak gezebilir. Olur mu öyle şey? Allahü teâlâ bir sistem koymuş. Allahü teâlâ bir nizâm koymuş. Allahü teâlâ, zâhiren kadının el ve yüz hariç bedenini örtmesini emretmiştir. Bu emirdir. Bunun kalb temizliğiyle ne alâkası var ki? Böyle bir kıyâs yapılmaz. Bu tip konuşanların çoğu, aslında doğrudan doğruya islâmiyyete tâvır alamıyor, ama ucundan kıyısından kendi kafasına göre yorum yapıyor. Bir kâfirde doğru sözlü olabilir. Onun doğru sözlü olması, îmân etmediği müddetçe âhiretde kendisini kurtarmaz. Dürüst davranmak, doğru sözlü olmak, bunlar güzel hasletlerdir. Kâfirde bile olsa güzeldir. Bir kâfirde doğru sözlülük veyâ ahde vefâ varsa, kâfirlik güzeldir denmez ki. O yanlış bir kıyâsdır. Anneniz ve babanız ile tartışmayın, karşı karşıya gelmeyin. Elinizden geldiği kadar perukla başınızı örtmeye çalışın. Çünkü, annenin babanın buradaki sözü dinlenmez. Çünkü bu harâmdır. Burada, en büyük âmir olan Allahü teâlânın emri, Allahü teâlânın bildirmiş olduğu hüküm câridir. Ona ittibâ ederiz. Anne babayı idâre edersiniz.

Tıp fakültelerinde incelenen kadavralarını durumu nedir? Azap görüyorlar mıdır?

[ad_1]

Genelde kimi kimsesi olmayanlara, öğrencileri vücudu tanıtmak, göstermek için, [tabii uryan vaziyette oluyor] vücudun her tarafı kesiliyor, biçiliyor. Tıp yeni değildir. Daha önde de vardı. İnsana en yakın olan hayvanlar üzerinde deneniyordu. Meselâ at, insana en yakın hayvandır, deniyor. İnsanlar üzerinde yapmamışlar. Bu insana tabii ki eziyet verir. Sahipsiz diyerek, uryan [çıplak], kadın olsun erkek olsun, onu göstermek, kesip biçmek ona ızdıraptır. Onu rencide eder. (Buna mecburuz) denmez. Bir kimse eğer bir şey ile dertli ise, bunun çâresini muhakkak araştırır. Zarûri bir durum değildir. Onu yapacak kimse araştırma yapacak, insana en yakın olan hayvanın bedenini tespit edecek, onlara yaptıracak. Kimsesiz insanlara bunu yapmak, insana değer vermemek demektir.