Umreye gidene hac etmek farzdır, diyorlar. Bu doğru mudur?

[ad_1]

Yok öyle bir şey. Ancak Zilhicce ayının başında orada bulunan memleketine geri gelemez, bekler. Haccı yapar, ondan sonra gelir. Onun dışında diğer aylarda, meselâ Ramazan ayında umre yaptı geldi, hac farz olmaz. Bu, insanların kendi kafasına göre uydurduğu bir şeydir, kitâbî değildir.

Umreye gideceğim. Sağlık sebebi ile hacca gidemezsem bir mahzuru olur mu?

[ad_1]

Umreye gitseniz de, gitmeseniz de veya gitmeye niyyet etseniz bile hac farz olmaz. Umreye gitmek oniki ayın tamamında da serbesttir. Sadece Zilhicce ayında gidilecek olunursa geri gelinmez. Çünki Zilhicce ayının ilk beş gününde orada bulunan kimseye hac etmek farzdır. Ama Zilhicce ayının dışında gidip gelinse, kendisine daha sonra hacca gitmemiş olsa hiçbir şey lâzım gelmez.

Umreniz mübarek olsun. Umre hakkında bilgi verir misiniz?

[ad_1]

Âmîn, inşâallah. Hacda, umrede tavaf edersek, say yaparken niyet ederken, (Niyet ettim Allahü teâlânın rızası için, umre tavafını yapmaya). Arkasına şu ibâre geçiyor, (Yâ Rabbi! Bunu bana kolaylaştır ve makbul eyle!). Diğer ibâdetlerde, niyetde böyle bir ifâde yok. Ama hacda var. Bir meşakkati var. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarını okumadan, bilhassa (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbını okumadan ve yeryüzünde şu anda bulunan fırkaları tanımadan hacca gidilecek olursa, îmân bırakılır, gelinir. Hakîkat Kitâbevine ve Ehl-i sünnet itikâdında olan müslümanlara çok büyük iş düşüyor. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarını okumadıkça yapılan umre, yapılan hac, kılınan namaz, tutulan oruç ve diğer ibâdetler yarın âhiretde önümüz konulacak. Hakîkat Kitâbevinin yayınlamış olduğu kitâpların, [başta (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) olmak üzere] hepsinin okunması lâzımdır. Yoksa insanın haccı da, ibâdeti de gidiyor. Bu ni’metlerin kadir ve kıymetini bilmezsek, Allahü teâlâ elimizden alır, başkasına verir. Onun için de bu hizmetlerin kadir ve kıymetini iyi bilmemiz lâzımdır. Bir kişi daha itikâdını, amelini düzeltsin, Cehennemde yanmasın düşüncesinde olmamız şarttır. Aksi hâlde felâkettir.

Umrede yapılan iyilikleri söylememek gerekirmiş, yoksa sevabı gidermiş diye duydum. Peki…

[ad_1]

Evet, yapılan iyilikleri söylememelidir. Söylendiği zaman gider. Ama meselâ zekâtı alenî vermelidir. Başkalarının su-i zan etmesine mâni olur.

Umrede veyâ hacda olsun, oradaki imâma uymak doğru olur mu?

[ad_1]

İtikâdı düzgün olmayan birisine namâz teslim edilmez. İtimâd varsa, güveniliyorsa ve imâmın sesi de duyuluyorsa, ho-parlör ile bağlantılı değilse veyâhud da ekranda değilse, itikâdının da düzgün olduğu biliniyorsa, elbette ki uyulabilir.