Hacda bid’atler işleniyor. Özellikle kadınlar için zor. Ama hac bize farz…

[ad_1]

Acabâ farz olmuş mu? Çünkü haccın bir sürü şartları var. Şartlardan bir tanesi de, oranın emîn ve güvenilir olması. Emîn ve güvenilir değil. Bir de kadınlara mahremi olmadan gitmek câiz değil. Orada yüzde yüz harâm işleneceği kesin. O zamân vekîl gönderilir. Bir tane emri yaparken, yüzlerce harâm işleyip geliniyor. Hac bir ibâdetdir. Umre de nâfile ibâdetdir. Erkeklerin umreye gitmesi elzem değildir.

Haccın en uzun olan şekline niyet edeceğiz. Bir kadın olarak, benim…

[ad_1]

Hanımlar için problem yok. Çünkü üzerlerindeki elbiseleri değişmiyorlar. Hayz hâlinde iken yapamadığınız şeyler var. Meselâ tavâf yapamaz, namâz kılamazsınız. Zaten otomatik olarak o işler sâkıt oluyor. Hatta bayramın birinci, ikinci, üçüncü günlerinde [ziyâret tavâfı dediğimiz, farz olan tavâf yapılacak] bir kadının [bu günlerde] muayyen günü zuhûr etmiş olsa, bekler. Halbûki farz, ama Allahü teâlâ kadın kullarına orada tavâf yaptırtmıyor. Bu günler çıktıktan sonra, hayz müddeti de bittikten sonra, o farz olan tavâfını yapar. Allahü teâlâ kadın kullarına böyle ihsân etmiştir, böyle emretmiştir. Muayyen günü Arafâtda, Minâda zuhûr etmiş olsa, onları engellemez. Ama Kâ’be-i muazzama tavâfına mâni olur.

Haccım kabul oldu mu, olmadı mı diye çok üzülüyorum. Neler söylersiniz?

[ad_1]

Vesvese etmemelidir. Hacda esas dikkat edilecek üç husûs var: Arefe günü Arafâtda vakfeye durmak, ihrâma girerken niyyet etmek ve kurban bayramının birinci, ikinci, üçüncü günü içerisinde farz olan haccın tavâfını [farz tavâfını yapmak]. Bu üç farz yerine geldikten sonra, şeytân taşlamada olsun, menâsikde olsun hatâlar olmuşsa, bu hatâlar [nasıl namâzın içerisinde hatâlar olduğu zamân secde-i sehv ile telâfi ediliyor ise] sadaka vererek, kurban keserek telâfi edilir. Dolayısıyla haccımızın kabûl olmamasına bir mâni yok. Hele Arefe günü [Zilhiccenin dokuzuncu günü] gerçekten o gün Arafâta da çıktıysak, endişe etmeye gerek yok.

Hacca, namâz kılmayanların elbisesinden götürülüyormuş. Bunu orada nereye atacağımızı, gömeceğimizi bilmiyoruz.…

[ad_1]

O yanlış. Bunların hiçbirisinin dînimizle bir alâkası söz konusu değildir. Oraya giden kimse oradaki topraktan getirebilir. Götürdüğü takkesini, mendilini, örtüsünü Hacer-i esvede sürebilir.