Hanefî mezhebinde olduğu hâlde mâlikî mezhebini taklîd eden bir kimse, vitir…

[ad_1]

Biz hanefîden çıkmıyoruz ki. Çıkmadığımız için vitir namâzı bize hâlâ vâcibdir. Guslümüz ve abdestimiz ona uygun olduğu için, (Niyet ettim Allahü teâlânın rızâsı için vâcib olan vitir namâzını kılmaya, mâlikî mezhebine uymaya) diye niyet ediyoruz.

Hanefî mezhebinde olanlar seferi iken, yolculuk esnâsında şâfi’î mezhebini taklîd ederek…

[ad_1]

Hanefî mezhebinde olanlar seferi iken, mâlikî mezhebini de, şâfi’î mezhebini de taklîd edebilir. Ama taklîd edilebilmesi için, hanefî mezhebinde olan bir kimsenin guslünün de, abdestinin de şâfi’î mezhebine veyâ mâlikî mezhebine uygun olması lâzım. Ya’nî, mâlikî mezhebinin veyâ şâfi’î mezhebinin guslü, abdesti bozar veyâhud da mâlikî veyâ şâfi’î mezhebinin abdestde ve gusülde farz dedikleri terk edilmişse, yapılmamış ise, taklîd edilemez. Hanefî mezhebinde olan bir kimse, kendi mezhebine göre gusül abdesti alırken, farzlarına ve sünnetlerine riâyet ederek gusül ve abdest almış ise, dört mezhebe de uygun abdest almış demektir.

Dolayısıyla, böyle bir durumda, yolculuk anında hanefî mezhebinde olanların mâlikî mezhebini taklîd etmeleri daha kolaydır. Çünkü seferdeyken mâlikî mezhebinde de cem etmeye izin verilmiştir. Şâfi’î mezhebi de öyle bildiriyor. Hanbeli mezhebi, mukîmken bile cem etmeye izin veriyor. Hanefî mezhebinde sadece Arafatda ve Müzdelifede cem edilebiliyor. Onun dışında başka bir yerde cem söz konusu değildir. Dolayısıyla, seferde iken, hanefî mezhebinde olanlar mâlikî vayâ şâfi’î mezhebini taklîd ederek cem edebilirler. Ama gusüllerinin ve abdestlerinin de mâlikî vayâ şâfi’î mezhebine uygun olması, şâfi’î mezhebini taklîd edecek ise, en ufak bir necâsetden bile sakınması, köpeğe bilhassa çok dikkat etmesi lâzımdır.

Hanefi mezhebinde nikah akdi fesh olan bir kimse şafii mezhebini taklid…

[ad_1]

Oradaki inceliği iyi kavramak lâzım. Hanefi mezhebinde nikâh akdi yapılırken imâm-ı a’zam Ebû Hanife hazretlerinin bildirdiği şartlarla, imâm-ı Şâfii hazretlerinin bildirdiği şartlar farklıdır. Dînî nikâh akdinde evlenecek erkek, evlenecek kız var, şahid olarak iki tane erkek veyâ bir erkek iki kadın, bir de akdi yapacak birisi bulunsa, oğlanın da, kızın da velisi orada bulunmasa, nikâh akdi yapsalar, bu akid imâm-ı a’zam Ebû Hanife hazretlerine göre sahihdir. Bu kızla erkek bu şekilde birbirinin helâli olur. Ama imâm-ı Şâfii hazretleri buyuruyor ki, nikâh akdi yapılacağı zaman evlenecek kızın orada bulunmasını istemiyor. Bu kızın babası, velisi olacak. Babası yoksa, abisi, amcası olacak. Şahidlerin ikisi de erkek olacak, beş vakit namazını kılan olacak. Hatta velinin de sâlih olması, fâsık olmaması şartını getiriyor ve nikâh akdi yapılırken nikâh kelimelerini bizzat kullanılacak.

Şâfii mezhebine göre evli olmayan, yeniden nikâh kıyarken, kızın vekili, beş vakit namazını kılan iki erkek şahid ve akdi yapan orada olur. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de nasıl yapılacağı yazılıdır.

Hanefi mezhebinde necasetin azı da namazı mekruh eder diye okudum. Bunu…

[ad_1]

Sıvı ve katı necasetler için ölçüler bildirilmiş. Avuç içerisinde bir çukur var. Hanefi mezhebine göre o çukura yayılan sıvı sınırdır. Eğer bu kadarsa, bunu yıkamak, temizlemek vâcibdir. Bu sınırı geçti ise, yıkamak farzdır. Yıkanmazsa namaz olmaz. Sınırı da yıkamak gerekir, çünki vâcibdir. Sınırdan azını da yıkamak sünnetdir, o sünneti de terk etmek mekruhdur. Şâfii mezhebinde necaset konusu diğer üç mezhebe göre daha hasssasdır.

Hanefi mezhebinde kan görüldükten sonra 24 saat içinde tekrar kan görülmezse,…

[ad_1]

Bu ilk görülen istihaza, yani özür oluyor. Herhangi bir yer kanamış gibi oluyor, gusül de gerekmiyor. Hanefi mezhebine göre hayız başlamıyor. Çünki hanefi mezhebinde üç gün peşpeşe gelmişse, bu hayız demektir. Üç gün arka arkaya gelmişse, en fazla on gün devam eder. On günden fazla gelirse, hanefi mezhebine göre istihazadır.

Hanefi mezhebinde hayızın en azı üç gün diye biliyorum. İlk gün…

[ad_1]

Hayır, beklenmeyecek. Birinci gün gelince, ikinci gün başlayış saatine kadar beklenir.