Hanefi olup malikiyi taklid eden bir hanım, sezeryanla doğum yapsa, lohusa…

[ad_1]

Olmadığı şeklinde ifâde de geçiyor. Yalnız kitâplarda anlatılırken buyuruluyor ki, çocuk ameliyat şekliyle rahimden alınınca, yine o kanaldan gelecek olursa lohusa olur deniyor. Zaten hanefi mezhebinden çıkmadığı için de, yine lohusalık müddetine devam edecek.

Hanefi mezhebine göre nikahımız fesh oldu. Şafii mezhebine göre nikah kıydırmak…

[ad_1]

Olmamış. Bulunduğunuz yerde Ehl-i sünnet müslümanları bulmalı, onlar yol gösterir. Kocanızı çağırırlar, siz de velinizi gönderirsiniz. Veliniz yoksa, birisini veli tayin edersiniz. (Beni, falana nikâh etmek üzere, seni kendime veli ve vekil tayin ettim) der, siz o meclise girmezsiniz. Kocanız gider, beş vakit namazını kılan, Ehl-i sünnet itikadında iki erkek müslüman şahitlik eder. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)ye de açılır, oradan bakılır.

Hanefî mezhebindeysek, dişimizi doldurtunca ne yapmamız lâzımdır?

[ad_1]

Mâlikî ve şâfiî mezhebindeysek zaten problem yok. Ama hanefî ve hanbeli mezhebindeysek problem var. Çünkü gusülde ağızın içerisini yıkamak farzdır. Diş doldurulunca veyâ kaplatılınca [çeneye tutturulan dişler de gusle mânidir] mutlaka taklîd edilmesi lâzımdır. Hanefî mezhebindekilerin mâlikî mezhebini taklîd etmeleri lâzımdır. Dört mezhebde de guslün, abdestin alınışı, namâzın kılınışı aynıdır. Dişini doldurtan, ilk gusül gerektirdiği zamân, (Niyet ettim Allahü teâlânın rızâsı için gusül abdesti almaya, mâlikî mezhebine uymaya) diyecek. Vücûdunu yıkarken her tarafını ovacak. Başını yıkarken saç diplerine suyu ulaştıracak. Abdest alırken de, elini veyâ yüzünü yıkarken, (Niyet ettim Allahü teâlânın rızâsı için abdest almaya, mâlikî mezhebine uymaya) diyecek. Başın tamamı mesh edilecek. Namâz kılarken, meselâ, (Niyet ettim sabah namâzının sünnetini kılmaya, mâlikîye uymaya) denilecek. İlk sıralarda hâtıra gelmese bile, gusül aldıktan sonra, (Bu guslü mâlikîye uyarak aldım), abdest aldıktan sonra [başın tamamını mesh etmek kaydı şartıyla], (Bu abdesti mâlikîye uyarak aldım), namâzı da kıldıktan sonra, (Mâlikîye uyarak kıldım) deyince yine sahîh olur.

Hanefî mezhebindeyim. Mâlikî mezhebini taklîd ediyorum. Muayyen günüm onbeş-onaltı günü buluyor.…

[ad_1]

Hanefî mezhebinde olup da, mâlikîyi veyâ şâfi’îyi veyâhud da hanbeliyi taklid edenin onbeş güne riâyet etmesi gerekliyor. Yani onbeş günü temiz, onbeş günü hayz kabûl eder, beş günden sonrasını da kaza eder, buyruluyor. Başka bir kavle göre de, meselâ siz hanefî mezhebindesiniz, mâlikîyi taklîd ediyorsunuz. On günü geçince iki gün ilâve eder, oniki günden sonra gusül abdesti alır, namâzınızı kılar, orucunuzu tutar, ibâdetlerinizi de yaparsınız. O iki günü de kaza edersiniz.

Hanefî mezhebindeyim. Dişimde dolgu var. Sadece abdest, gusül ve namazda mı…

[ad_1]

Tabiî. Sadece abdest, gusül ve namazda taklid ederken, mâlikîdeki guslün, abdestin ve namazın farzlarına ve bozan şeylerine uyuyoruz.

Hanefi mezhebindeyim. Diş dolgusundan dolayı maliki mezhebini taklid ederken nelere dikkat…

[ad_1]

Hanefiden çıkmıyoruz, ek yük getiriyoruz. Gusülde, (Niyet ettim gusül almaya, mâlikî mezhebine de uymaya) diyoruz. Taklid ettiğimiz hususta, neler farz deniyorsa onlara uyacağız ve neler bu ibâdeti bozuyor deniyorsa bunlardan da sakınacağız.

Hanefî mezhebindeyim. Anne ve babamın haberi olmadan hanefî olan biri ile,…

[ad_1]

Hanefî mezhebine göre nikâh akdi yapılmış. Ama bu şekilde böyle anne ve babadan habersiz yapmak uygun değildir. Nikâh gizli yapılmaz, aleni yapılır. Kanûnî işlemlerin de aynı şekilde yapılması gerekir. Hem kanûnî işlemleri yaptırmalı suç işlememeli, hem de dînin emrettiği şekilde nikâh akdi yaptırmalı, günâh işlememelidir. Anne baba uzak yerde olup bulunamasa, ama haberleri olsa, bu şekilde yapılan dînî nikâh akdi de sahîh olur.