Hanımıma büyü yapılmış diyorlar. Bunu çözdürmek için hocalara gitmek uygun mudur?

[ad_1]

Bu işin hoca ile bir alâkası yok. Müslüman büyü yapmaz, yapılmasına da sebep olmaz. Yaptırıldı ise çözülür. Ama mutlak tutar denmez. Allahü teâlâ izin verir ise, o da bir sebeptir.

Her şeyi büyü ve nazara yüklemek de yanlıştır. Nefse uyup da suçu büyü ve nazara yüklemek olmaz. Büyüyü çözerim diyen herkese de itibâr etmemelidir. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbında büyü bahsi var. Orada herkesin yapabileceği şey de anlatılıyor.

Hanımım, kardeşini ziyarete gitmek istiyor. 13 yaşındaki oğlum ile beraber gitmeleri…

[ad_1]

Oniki yaşında olan çocuk mürâhıktır, gidebiliyor. Oniki yaşından büyük bir erkek çocuk, annesine ve kız kardeşine müdâhale edebilir. Onları koruyabilir. Kötü niyetleri anlayabilir ve kötü niyetlilere fırsat vermez. İslâmiyetin bildirdiği bu emirde, kadın kulları muhâfaza etmek vardır.

Hanımım sekiz aylık hamile. Ramazanda oruç tutması gerekir mi? Orucu tutamazsa…

[ad_1]

Dînimiz, hamile olanlara izin vermiş. Çocuk emziren hanımlara izin vermiş. Yani, zor geliyorsa tutmayabilirler. Fakat gizli yemelidir. Yani, böyle özürü olanlar da alenen, açık açık yememelidir. Hasta, seferi olanlar da aynı şekildedir. Hamilelik, çocuk emzirme bittikten sonra kısa günlerde, meselâ kasım, aralık aylarında bunları kaza edecek.

Hanımım şeker rahatsızlığı var diye oruç tutamamıştı. Fidyesini verdik, ama sonra…

[ad_1]

İyi etti. Zaten kitâplarda da öyle yazıyor. Şeker rahatsızlıkları farklı farklıdır. Bazıları hiç tutamaz, bazıları tutabilir, deniyor. Fidyesini verir, eğer sıhhatine kavuşursa tekrar tutar, buyruluyor. Sıhhatine kavuşmuş ve tutmuş. Dolayısıyla problem yok. Verilen fidye de boşa gitmedi. Çünkü Allah için verilenlerin hiçbirisi zâyi’ olmaz. Allahü teâlânın işleri karışık olmaz. Allahü teâlâda hâşâ gaflet olmaz. Gaflet, insana mahsûs bir husûsiyyetdir. Yaratanda olmaz.