Harem-i şerîfde namâz kılarken, Kâ’beye mi, yoksa secde ettiğimiz yere mi…

[ad_1]

Harem-i şerîfde de namâz kılmış olsak, ayaktayken secde ettiğimiz yere, rükü’da ise ayaklarımızın ucuna, oturduğumuz zamân da kucağımıza bakacağız. Biz o istikâmete dönmekle mükellefiz, bakmakla değil. Bakacağımız yer, secde ettiğimiz yerdir.

Haram yemeyenin, şehitlerinve hafızların cesedini toprak çürütmez diye biliyoruz. Fakat bazı…

[ad_1]

Kitâplarda farklı farklı bilgiler verilmiş. Fakat genel olarak bilirilen, mü’minlerden harâm yemeyen cesed çürümez, buyruluyor. Peygamberlerin cesedi çürümez. Hâfız-ı Kur’ân olan, ama bunu dünya menfaatine âlet etmeyen, Allah rızası için, Allahü teâlânın kelâmını okuyan, onunla amel eden, harâmdan sakınan, harâm yemeyen ve söylemeyenlerin de cesedlerinin çürümeyeceği kitâplarda bildirilmiş. Mü’minin kefenini bile toprak çürütemez ifâdesi var. Gerçek mü’min olan için, Allahü teâlâ toprağa emir verir.

Haram olan bir şeyi yapmayacağım diye yemin etmek sahih olur mu?…

[ad_1]

Gerekmez ve böyle yemin sahih olmaz. Ama bir kimse içkiyi bırakmış, tevbe etmiştir. Arada sırada buna tekrar dönüyordur. Bundan kurtulmak, nefsini frenlemek için içki içmeyeceğim, eğer içersem 10 gün oruç tutacağım şeklinde yemin ederse, o yemini yerine getirmelidir, böylece nefsini frenlemiş olur. 

Haram bir şey yenilip içildiğinde ister istemez haram işlenmekte. Peki, helal…

[ad_1]

Harâm, bir zulmet, bir karanlık, kalbde perdeler meydana getirir. Değil harâmlardan, tenzîhi mekrûhlardan bile sakınınız buyuruluyor.

Hapishâneyim. Mâlikî mezhebini taklîd ederken, başımın tamamını mesh etmem gerekirken, dörtde…

[ad_1]

Şâfi’î mezhebinin şartlarına uymuşunuzdur [necâsetden sakındığınız için]. Şâfi’î mezhebinde başın tamamını mesh etmek farz değil, hanefîdeki gibidir. (Aldığım abdest ve namâzları şâfi’îye uyarak, aldım, kıldım, yaptım) derseniz olur. Çünkü bu (İbni Âbidîn)de geçiyor.

Hapishanedeyim. Birinin haram yollardan kazandığı şeyleri kırılmasın diye yemek içmek durumunda…

[ad_1]

Açıkça gözünüzün önünde kumar oynayıp, kazandığından ısmarlarsa, içilmez. Karıştırdığı para ile verdi ise, mülk-i habis olur, ikrâm ettiğinden alınır, yenir.