Her şeyde Besmele çekiyorum. Rüyamda namazlardan sonra yetmiş defa Euzü Besmele…

[ad_1]

Ehl-i sünnet âlimleri kitâplarında açık, net buyuruyorlar ki, rüyâlar hüccet olmaz, senet olmaz. Rüyâlara göre rota çizilmez. Hele ibâdet hiç yapılmaz. Besmelenin nerelerde çekileceği ilmihâl kitâplarında yazılıdır. Hayırlı işlere hep Besmele ile başlanır. (E’ûzü) okuyun denmiyor. Ehl-i sünnet âlimleri, namâzdan sonra nasıl duâ edileceğini de bildiriyorlar. Yetmiş defa Besmele denmiyor. Yaptıklarımız kitâba uygunda makbûldür. İbâdet, emredileni yapmaktır. Nasıl ve ne şekilde emredilmiş ise, öyle yapmalıdır.

Her müslüman için ömründe bir defâ keffâret orucu tutması lâzımmış. Bu…

[ad_1]

Hayır, gerekmez. Çünkü keffâret cezâdır. Yani Ramazân ayında niyetliyken, (hastalık, seferîlik, hiçbir mazeret yokken) keyfi, bile bile orucu bozmanın cezâsıdır. Ramazân ayının dışında tutulan oruçlar için keffâret yoktur.

Her kim zamanın imamını [ülül-emrini] tanımadan ölürse, cahiliyet ölümü üzerine ölür…

[ad_1]

Kitaplarda var bu. Ulûl emr, [burada kullanıldığı yere göre] ehl-i sünnet âlimi demektir. Ehl-i sünnet âlimlerini tanımayan kimse cahiliyet ölümü ile ölür. Yani küfre düşer. Bunun için biz ısrarla ehl-i sünnet âlimleri diyoruz, hakikat kitabevinin kitaplarının hepsi ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından hazırlanmıştır. Bunları mutlaka okuyun diyoruz. Bu kitapları okuyan kimse ehl-i sünnet âlimlerini, eshab-ı kiram-ı, peygamber efendimizi (aleyhisselatü veselâm) tanır. Ve onların bildirdiği yolda gider. Böylece kurtuluşa erer. Bu kitaplara itiraz eden, red eden ise bid’at ehli olur. Mezhepsiz olur. Bidat ehli ile mezhepsizinde nerede duracağı belli olmaz. Küfre kadar gider.

Her hayrın içinde bir şey her şerrin içinde bir hayır gizli…

[ad_1]

Doğru, hayır zannedilenler şer, şer zannedilenler de hayır olabilir. Sabır çeşitlere ayrılmış. Bunlardan bir kısmı, Allahü teâlânın emirlerini yapmak, yasak ettiklerinden sakınmakda sabırdır. Bir sıkıntı, belâ geldiği zamanda buna sabırdır. Bir de o derd-ü belâ geldiği andaki sabırdır, en kıymetlisi de budur.

Belâ anında sabredebilmek kolay iş değildir. Yalnız kitâplarda buyruluyor ki, sıkıntısız zamanlarda, rahat olunduğu zamanlarda çok duâ eder, çok istigfâr okunursa, böyle sıkıntılı zamanlarda yapılan duâların kabûl olma ihtimâli de artar. İsyân edilmez. Çünkü bizim şer gibi gördüklerimiz, hayır olabilir. Hayır gibi zannettiklerimiz de, şer olabilir.

Her hangi bir namazı kılarken kaçıncı rekatta olduğumuzu hatırlayamazsak zannı galibimize…

[ad_1]

Düşünmek bir rükn miktarı ise gerekir. İlk defa başa geliyorsa iâde edilir, sık sık başa geliyorsa zann-ı gâlibe göre hareket edilir.