[ad_1]
Herkesin yaptığı yemeği yiyemiyorum. Bu kibir olur mu?
[ad_1]
Temizliğe dikkat etmediğini, harâma helâla dikkat etmediğini yakînen görüyorsanız ve bu şekilde yemiyorsanız bir şey denmez. Gözünüzle görmediniz ve bilmiyorsanız, sû’i zan da etmemelidir. Mideniz hassas ise, mâzeretinizi beyân edersiniz. Kibre ve ucba da kapı bırakmamalıdır.
Herkes, yaşlanınca bana baksın diye kız evladı istiyor. Bu uygun mudur?
[ad_1]
Acaba? Hayırlısını, hayırlı evlad istemelidir. Kız mı, erkek mi hayırlı onu bilemeyiz. Dînini bilen bir kimse insaflı olur, âhirette hesap vereceğine inanır, düşünür. Dolayısıyla ona iyi muamele edebilir. Anne babaya da, evlada da emir var. Anne babaya emir, onlara güzel terbiye vermek, dînini doğru olarak öğretmek, namaz kılmalarını temin etmek, kız çocuklarını fâsıklara değil de, sâlih kimseler bulup onlara emânet etmek, oğlunu da evlendirirken sâliha birisi ile evlendirmek vazifeleridir. Çocuklar anne ve babaya itaat ederler. Her dediklerine değil, haram, yasak olmayan emirlerine itaat edilir ve anne baba maddeten muhtaç kalırsa, erkek ve kız evlat eşit olarak bakar veyâ baktırırlar.
Herhangi bir param yok. Ancak normalden biraz fazla diyebileceğim çeyizim var.…
[ad_1]
Çeyize zekât olmaz. Çeyiz kurban bayramı geldiği zaman kurban nisâbına dâhil edilir.
Herhangi bir özrüm yok. Mâlikî mezhebini taklîd ediyorum. Ayağıma mest de…
[ad_1]
Hanefî mezhebinde kalın çorap bile mest yerine geçebilir. Hatta ince çorapların altına deri geçirilirse, onun üstüne bile mesh edilebilir. Plastikten mest şeklinde yapılan çizmelere mesh edilebilir. Ama imâm-ı Mâlik hazretleri, (Mest deriden olacak) buyuruyor. Hanefî mezhebinde mestin üstünün mesh edilmesi kâfidir. Ama mâlikî mezhebinde, mestin üstünün de, altının da mesh edilmesi lâzımdır. Buna da riâyet edilmesi gerekir. Mestin müddeti hanefî mezhebinde yirmidört sâatdir. Seferde iken yetmişiki sâatdir. Ama mâlikî mezhebinde mestin müddeti yoktur. Yanî gusül gerekene kadar mesh edilebilir. Siz mâlikî mezhebine uyarsanız, mestin üstünü de, altını da mesh edebilirsiniz. Müddeti, hanefî mezhebinden çıkmadığınız için yirmidört sâatde bitiyor. Tekrar mest üzerine mesh etmek lâzım gelir.
Herhangi bir özrüm yok iken de mâlikî mezhebine de uyuyorum. Mahzuru…
[ad_1]
Bir kimse, hanefî mezhebinde olduğu hâlde, mâlikî, şâfiî veyâ hanbeli mezhebinin gusül, abdest ve namâzdaki farzlarına uyup, müfsîdlerinden sakınabilir. Hatta (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbı, İbni Âbidînden alarak, her namâzı bozmayı mubah kılan özürler bahsinde, hanefî mezhebindekiler için, (Namâz kılarken, diğer üç mezhebden birinde abdesti bozan bir hâli yaptığını hâtırlaması) ifâdesi geçiyor. Hâlbuki başlanan namâzı bozmak uygun değildir. Namâzın içinde o hatâyı telâfi etmek lâzımdır. Şâfiî, mâlikî veyâ henbeli mezhebinde abdesti bozan bir hâli yapdığını hâtırlayanın, bu namâzı bozup, mâlikî, şâfiî veyâ hanbeli mezhebinin o konudaki hükmüne riâyet ederek abdesti tekrar alıp, namâzı kılması takvâ olur. Emir değildir, ama böyle yapmak aliyyül alâ olur.
Herhangi bir mezarlığın yanından geçerken dua okusak sevabını oradaki tanımadığımız kimselere…
[ad_1]
Maşatlıktan geçerken okunmaz. Müslüman mezarlığından geçerken okunur, hediye edilir. Îmânla gitti ise faydası olur. Îmânsız olana faydası olmuyor.
Hediye ettiğimiz zaman o kabirdekiler sayısınca biz de sevab kazanıyoruz. Okuyan kâr ediyor.