Hoparlör ile ibadet olmaz, peki o zaman niye zekat için telefonda…

[ad_1]

Neyin ibadet olduğunu, ibadetlerin şartlarının ne olduğunu iyi bilmek gerekir. Vekâlet ayrı bir konudur, zekât vermek ayrı bir emirdir. Her ibadetin kendisine mahsus şartları vardır. Bu şartların iyi bilinmesi gerekir. Vekâlet konusu kitaplarda anlatılırken, vekâlet sözle verildiği gibi, mektupla, telefonla, maille de vekâlet verilebilir buyuruluyor. Ama icab ve kabul söz konusudur. Cevap geliyor ve böylece bu vekâlet meselesi hallolmuş oluyor. Dolayısıyla vekâlet ayrı bir konudur.

Hocam siz öğlen ve ikindi namazları gizli kılınmalı dediniz bunu biraz…

[ad_1]

Gizli kılınmalı demedik, sessiz okunmalı dedik. Öğle ve ikindi namâzlarında cehri okunmaz. Cemâatle de olmuş olsa, imâm yine sessiz okur. Ya’nî kendi işiteceğimiz sesle okunur. Ama akşam namâzının, yatsı namâzının, sabah namâzının farzı cemâatle kılınırken, ilk iki rek’atini imâm efendi sesli okur. Sessiz okursa secde-i sehv yapması lâzımdır.

Hocam internette herkes sizi kötülüyor. Biz bu durumda ne yapalım?

[ad_1]

Allahü teâlânın gönderdiği Peygamberleri bu insanlar kötüledi. Elbette ki, lehde de, aleyhde de konuşan olacak. Herkes istediğini söylemekte serbesttir. Ama herkes ölecek, toprağın altına girecek, hesâb verecek. Yapacak herhangi bir şey söz konusu değildir. Allahü teâlâ mâdem ki size Ehl-i sünnet itikâdını nasîb etti, Ehl-i sünnet itikâdını öğrenin, öğrendikten sonra da sözünü geçirebileceğiniz kimselere yayın, emr-i ma’rûf yapın. Size de dil uzatanlar, sövenler olabilir. Seven de olabilir. Dolayısıyla, dîni anlatacak, dîne hizmet edecek kimse, peşin peşin bunu kabûl etmesi lâzımdır.

Ho-parlör ile ezân okumak niye uygun değil, teknikden istifâde etmek gerekmez…

[ad_1]

Kendi düşüncenizi haklı görerek bunu diyorsunuz. Teknikden elbette istifâde etmek gerekir. İşte, biz istifâde ediyoruz. Bunda mahzûr yok. Ama namâz, zekât, oruç, hac Allahü teâlânın emrettiği ibâdetlerdir. Bunları, Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” nasıl emretmiş ise, öyle yapılır. Bu değişmez. Çünkü Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” açık, net buyuruyor ki, (İbâdetleri benden gördüğünüz gibi ve benim yaptığım gibi yapınız). En ufak bir değişiklik ona muhâlefetdir. Ona muhâlefet bid’atdır. Bid’at sâhibleri de, Cehennemin köpekleridir. Bu hiç değişmez.

Hızır aleyhirrahme senede bir defa herkese görünürmüş. Bunun aslı var mı?

[ad_1]

Yok. Hızır aleyhirrahme yardım eder. Cenâb-ı Hak onun ruhuna güç, kuvvet vermiştir. Ama o kul ona lâyıksa, samimi ise onun vâsıtasıyla yardım gönderebilir. Yardım yine Allahü teâlâ tarafındandır. Herkesin görme durumu söz konusu değildir.