[ad_1]
Tekrar etmek gerekmez, kalbde bulunması yetiyor. Biz gayba îmân ediyoruz. Allahü teâlânın varlığı ve birliği, âhiret hayâtı, Cennet, Cehennemi, sırat, mahşer, öldükten sonra dirilmek… Bunlar bizim için hep gaybdır. Maddî olarak bunları göremiyoruz. Ama bizim için gaybdır. Biz zaten ona inanıyoruz. Ehl-i sünnet âlimleri hâssaten îmân konularını anlatırken, bunu tekrar tekrar bildirmesinin sebep ve hikmeti, hubb-i fillah ve buğd-i fillah kalbde olan bir hâdisedir. Yani Allahü teâlâ için sevmek ve Allahü teâlâ için buğz etmek. Biz bunu söylüyor, ama tatbîkatde yapmıyorsak, olmadı. Îmânımızda veyâ inancımızda bir tereddüt var demektir. Bu [hubb-i fillah, buğd-i fillah] zaten bir mü’minin kalbinde olması gerekir. Âmentüyü okurken bunu da kalbimizden geçirsek, tabiî ki aliyyül âlâ olur.