[ad_1]
Onlarda olmayan sıfatları söylemek olmaz. Çok iyi görünüyorsun, çok şıksın demenin mahzuru yok. Ona moral vermek bâbında ise, mahzuru yok.
[ad_1]
Onlarda olmayan sıfatları söylemek olmaz. Çok iyi görünüyorsun, çok şıksın demenin mahzuru yok. Ona moral vermek bâbında ise, mahzuru yok.
[ad_1]
İnsanlar günâh işleyerek ateşlerini dünyadan götürüyorlar. Cehennemde ateş yoktur, insanlar kendi ateşini dünyadan götürüyorlar.
[ad_1]
Sorulabilir tabii. İnsanlara hâl-hâtır sormanın, gönüllerini almanın, hediye vermenin, yardım etmenin dînimiz açısından çok sevâb olduğu bildirilmiş. Mahrem olanlara ve hemcinsi olanlaradır bu, onun dışında uygun olmaz.
[ad_1]
Sosyal bir varlık olduğumuz için, beraber yaşıyoruz. Birbirimize haklarımızı geçiyor. Yolda giderken bile ters baksak, kul hakkıdır, buyruluyor. Bizim başkasından alacağımız olduğu gibi, biz de başkasına farklı muamelelerde bulunmuşuzdur. Onların da bizde alacakları vardır. Yani, bu karşılıklıdır. İnsanız, hata ederiz. En büyük kul hakkı da, evlilerin, karı koca arasında olur. Anne, baba arasında, akraba arasında olur. Biz hakkımızı hediye eder, o işten vazgeçersek, Allahü teâlâ, bizden alacaklı olanların da kalbine yumuşaklık verir. Onlar da bize hakkını helâl eder. Onun için de dünyada iken helâl etmelidir, dünyada da yansıması, yani karşılığı olur, âhirette de olur.
[ad_1]
İlllet, zillet, kıllet mümini kırk gün içerisinde yakalar. Başkalarının itibar etmesi değil, Ehl-i sünnet itikadındaki müslümanların kıymet vermesi önemlidir. Başkalarının değer verip vermemesi önemli değildir.