İş yerindeki insanlar sabrımızı zorluyor, üzerimize geliyorlar. Bunlara nasıl davranmalıyız?

[ad_1]

Edep, terbiye almamış kişiler, zaafını tespit ettikleri birinin üzerine giderler. Böyle durumlarda kendini zelil duruma düşürmemeli ve de agresif durumada getirmemelidir. Gerektiği yerde, ileri gitmeden, gereken cevabını vermelidir. Bu adelettir, buyruluyor. İleri gidecek olunursa, zulüm olur, buyruluyor. Böyle zaafını tespit ettiklerinde onun üzerine giden edepten yoksun insanlar ona zulmetmeye kalkarlar. Bunlara gerekli cevap verilmezse, altyapıları da olmadıkları için anlamazlar. Ve kötülük yapma duyguları tahrik olur. Daha da üzerine gelirler. Onun için dinimiz, gerekli cevabı söylemeye izin vermiştir. Bu adalettir diye kitaplarda geçiyor. Hatrımıza; zulme uğrayıpta sükut eden âlimler gelebilir. Doğru, evliyadan böyle zatlarda var. Ama onların ki ayrıdır. Onlar kendilerini zillete düşürmezler. Dolayısıyla tahammül edilebilecekse sükut edilebilir veya gereken cevap verilir. İkiside caizdir. Ama bu dinleyicimiz sinir hastalığı olduğunu beyan etti. Dolayısıyla tahammül edemiyorsa susmamalıdır. İslam Ahlakı kitabında buyruluyor ki; “Bazen susmak, zâlimlerin zulmünün artmasına sebep olur. Onlara karşılığını verip, cesaretlerini kırmak gerekir.” Gereken cevap verildiği zaman üzerine gelenler, bu sefer bir durup düşünürler. Derler ki; tamam ben buna birşey söylerim ama o da karşılığını verir. Onun için birşey demeyeyim diye düşünüp, çekinir, korkarlar. Bu vesile ile kötülük yapamazlar. Başkasının üzerinede gidemezler. Netice olarak bunlarla ilişkiyi; rolantide tutmalı, orta yolda bulunmalıdır.

İş yerinde, bir hanımın muayyen zamanı biterse ne yapması lâzım?

[ad_1]

Orada imkânı yok, çalışıyor, gusül abdesti de alamayacak, teyemmüm yapar. O teyemmümle [zayıf kavil ama] namâz kılabilir. Eve geldiği zamân gusül abdesti alır ve o kıldığı namâzları da kaza eder.

İş yerinde zarûretten dolayı zaman zaman elim erkek eline değiyor. Bu…

[ad_1]

Maliki mezhebinde şehvetle değince bozulur. Hanefi mezhebinde şehvetle değse de bozulmaz. Şafii mezhebinde şehvetle veya şehvetsiz değildiği zaman bozulur.

İş yerinde radyo açılıyor. Şarkılar dışında ilâhiler de çalınıyor. İş yeri…

[ad_1]

Fısk meclislerinde, biraz da Kur’an dinleyelim, ilâhi dinleyelim demek uygun olmaz. Eğer lâf anlayabilecek birisi ise, elbette ikaz edilir.

İş yerinde namaz kılıyorum. Bazen tesbihleri çekemediğim oluyor, maliki mezhebinde tesbih…

[ad_1]

Dört mezhebde de tesbihleri çekmek sünnetdir, farz değildir. Ama vakit müsâid olduğu zaman terk etmemeli, dua etmeli ve tesbihatda bulunmalıdır. Çünki namaz kıldık ve namazın meyvesini topluyoruz.

İş yerinde mescidimiz var. Namaz kılarken önümüzden geçenler oluyor. Bu durumda…

[ad_1]

Önümüzden geçenler bizi ilgilendirmez. Günâh onlara olur. Mescidde önümüzden geçmeyecek şekilde yer varsa biz orayı tercih ederiz. Böyle bir yerde durup geçerlerse, geçene günâh olur. Bizim namazımıza bir zararı da olmaz.

İş yerinde lavabo ile helâ aynı yerdedir. Burada abdest almamızda sakınca…

[ad_1]

Şimdiki helâlar zaten fayanslıdır. Necâset dışarıdan gözükmüyordur. Dolayısıyla burada, banyo da, gusül abdesti de, abdest de, alınabilir, câizdir.