[ad_1]
Herkes Kâ’be-i muazzamaya doğru dönüyor. Hanefî mezhebinde namâz kılarken o tarafa dönülür, ama secde edilen yere bakılır. Orada da aynı şey olacak.
[ad_1]
Herkes Kâ’be-i muazzamaya doğru dönüyor. Hanefî mezhebinde namâz kılarken o tarafa dönülür, ama secde edilen yere bakılır. Orada da aynı şey olacak.
[ad_1]
Kâbe bütün câmilerin özüdür. Burada câmide nasıl olmazsa, orda aslında hiç olmaz. Bunların yanlışları delil olarak gösterilmez. Orada da bozulur.
[ad_1]
Kendiniz, yakınlarınız, evlad-i ıyalinizin din ve dünya seadeti için dua edilir.
[ad_1]
Kendi kumaşından olmasa bile bunun zünnarla bir alâkası yok.
[ad_1]
Câiz değildir. Çok zarûri bir durum olmadığı müddetçe uygun değildir.
[ad_1]
Ka’dede kucağa, sağ ele de bakılır. Rükü’da ayak uçlarına bakılır.
[ad_1]
Secde-i sehvle namâzımızı kurtarabiliriz. Namâzın farzlarından bir tanesi yapılmamışsa, yerine getirilmemişse, selâmdan sonra hâtırımıza gelirse, bu namâzı iâde etmek farzdır. Namâzın içindeki vâciblerden birisini yerine getirmemiş isek, bu namâzı iâde etmek de vâcibdir. Namâzın sünnetlerinden birini veyâ birkaçını yerine getirmemiş isek, böyle namâzı da iâde etmek sünnetdir. Bu hüküm ilmihâl kitâplarında yazılmış. Fakat genel hüküm itibâriyle de, yapılan hatâ namâzın içinde iken hâtırlanırsa, farz terk edilmişse, vâcib terk edilmişse, sünnet terk edilmişse, bunları namâzın içerisinde telâfisi daha evlâdır. Farzın terkinde secde-i sehv kurtarmaz. Tehîrinde secde-i sehv kurtarır. Vâcibin terk ve tehîrinde secde-i sehv kurtarır. Meselâ birinci rek’atde rükü’yu unutan, üçüncü rek’atde hâtırına gelen, geriye döner, birinci rek’atin rükü’sunu yapar, secdesini tekrar eder, ikinci rek’ati tekrar eder, üçüncü rek’atden devam eder, gider ve secde-i sehv yapar. Namâz böylece kurtulmuş olur. Onun için fıkıh, ilmihâl bilgi lâzımdır. Yoksa bu bilinmezse, namâz nasıl kurtarılacak ki, temelli bozulur.
[ad_1]
Farzlarda, ka’de-i ûlâda sadece tehıyyât okunur. Son oturuşda, tercih edilen kavle göre ettehıyyâtü, Allahümme salli…, Allahümme bârik…, Rabbenâ âti-nâ…, azâbennâra kadar okunur ve selâm verilir. Mesnûn olan düâlar da okunabilir.
[ad_1]
Dört rek’atli farz namâzların ilk oturuşunda salli-bârik okunursa, secde-i sehv gerekir. Yanlışlıkla, Allahümme desek bile, gene secde-i sehv gerekir. Sünnetde secde-i sehv gerekmez.