Kâfir çocukları ve kendilerine davet ulaşmamış kâfirlerin yok olması mı, yoksa,…

[ad_1]

İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretleri buna da cevâb veriyor. (Zaten yokdu, varlığı ve yokluğu önemli değil ki). O şahıs için, Cehenneme gidip de sonsuz azab çekeceğine, yok olması daha hayrlıdır. Çünkü Cehenneme gidecek olan kâfirler bile, hayvanların orada yok edildiklerini görünce, ‘Keşke biz de toprak olsaydık, yok edilseydik’ temennîsinde bulunacaklar. Çünkü inkârlarının karşılığı olarak sonsuz azab söz konusudur.

Kadınların yabancı erkeklerle (enişte, kayın birader gibi) aynı sofraya oturmaları uygun…

[ad_1]

Kur’ân-ı kerimde bir kadına mahrem olan erkekler bildirilmiş. Bir erkeğe de mahrem [görüşebileceği, konuşabileceği] olanlar bildirilmiş. Onun dışındakiler nâ-mahremdir. Bir kadına, enişte, kayın birader yabandır. Gücenirse, gücensin. Her şeyde Allahü teâlânın hâtırını gözetmemiz lâzım olur.

Kadınların ve erkeklerin, namâza niyet ederken elleri salık mı olacak?

[ad_1]

Eller salıkken de niyyet edilebilir. Niyyet, muhakkak, erkeklerin ve kadınların ellerini tekbîr alacak vaziyyete getirdikten sonra yapılır diye bir şey yok.

Kadınların topuklu ayakkabı giymesinde bir mahzur var mıdır?

[ad_1]

Dînin bildirdiği hükümden öte, topuklu ayakkabı giymenin sıhhat açısından uygun olmadığı gerçektir. Kadındaki ayakla, erkekteki ayak arasında biyolojik yapı itibâriyle bir fark yoktur. Dînî açıdan da, dikkat çekiyorsa o da uygun değildir. Yürürken takur tukur ses veriyor ve döndürüp erkeklere de baktırıyorsa, o zaman günâha girilir.

Kadınların terâvîh namazına gitmesi uygun mudur?

[ad_1]

Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” kadınların câmi’ye gitmesini yeğlemiyor. Hadîs-i şerîfde, (Sizin evinizin bir köşesinde kıldığınız namaz, benim mescidimde kılacağınız namazdan çok daha faziletlidir) buyruluyor. Ya’nî izin vermemişler. Kadınların terâvîh için de olsa, câmi’ye girmeleri tasvîb edilmemiştir. Onların evlerinde kılmış olduğu namazların daha kıymetli olduğu bildirilmiştir.