Kardeşimin düğününe gitmek istemiyorum, çünkü harâm işlenecek. Doğru mu düşünüyorum?

[ad_1]

Böyle durumlarda kestirip atmamalıdır. Evet, harâmdır, itikâd ediyoruz. Ama kardeşinizdir. Gider, (Hayırlı mübârek olsun) der, bir şeyi bahane eder, oradan uzaklaşırsınız. Kardeşiniz de [harâm işlediğimiz için tavrını koydu] diye anlar. Sonra tövbe etmesine vesîle olabilir. İrtibatı kesmemelidir.

Kardeşime emr-i ma’rûf yapıyordum, telefonu yüzüme kapatıverdi. Bu durumda benim sorumluluğum…

[ad_1]

Emr-i ma’rûfdan emr-i ma’rûfa fark vardır. Ağır, argo kelimelerle başlanırsa, hakâret ifâde eden kelimeler kullanılırsa karşı taraf da kapatır. Onun için emr-i ma’rûf yaparken, karşı taraftakinin hâlet-i rûhiyyesini iyi bilmelidir. Müsâid bir zamânını kollamalı, o zamân söylemelidir. Yoksa karşı taraf tepki gösterir.