[ad_1]
Eğer kurban kelimesini kullandı ve kesti ise borçtan kurtulmadı. Bedelini altın olarak ödemesi lâzımdır.
[ad_1]
Eğer kurban kelimesini kullandı ve kesti ise borçtan kurtulmadı. Bedelini altın olarak ödemesi lâzımdır.
[ad_1]
Teyemmüm yapar, abdest alması gerekmez. Teyemmüm yapamayacak kadar da felçli ise, kimsesi de yok ise, abdestsiz olarak namazını kılar. Böylelerine ruhsat verilmiş.
[ad_1]
Dînimiz bunlara izin vermiştir. Ama bunlar da açık yememelidir. Bir günlük için 1750 gram un verilir.
[ad_1]
Sâhibine vermeli idi. Fakîre vermeli ve sevâbını da ona göndermelidir.
[ad_1]
Tamamen gitti ise, zaten mesûl değildir. Tutamadığı oruçların fidyesini vermek diye de bir şey söz konusu değildir. Akıl diye bir şey kalmadı ise, şuûrlu bir şey söylemiyorsa, mesûl değildir. Mesûl olmadığı için de oruç tutmadığı için fidye gerekmez, sâkıt olur. Şuûrlu olduğu zamanlar varsa, vekâlet alınır, ama zengin ise.
[ad_1]
Hayır, alamaz. Boşanınca o iş bitti. Almaya kalkılırsa gasb edilmiş olur. Akid fesh olduğu an o iş bitmiştir. Boşamak, bu akdi fesh etmektir, bitirmektir. Nikâh akdi fesh olduktan sonra ne erkeğin kadın üzerinde, ne kadının erkek üzerinde herhangi bir hakkı, hukuku söz kusu değildir.
[ad_1]
Babasının mâaşı değildir. Devlet, vatandaşını sigorta ettiği için onun da bakımını üzerine almış. Bu, mîrâs değildir. Devlet ona veriyor. Zorla elinden alacak olursa, gasb olur, zulüm olur. Devletin verdiği bir hediyedir. Kocasına bakmamışsa, âhiretde hesâbını o verecektir. Beyiniz intikâm alamaz.
[ad_1]
(Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de (Meyyit için iskât) bahsi var. Orada geniş detaylı anlatılıyor. Orada hadis-i şerif var. Oradan okunursa, delilleri ile, kaynakları ile görülebilir.
[ad_1]
Mal kiminse o vekâlet verecek. Diyecekler ki, (Uşrumuzu vermeye seni kendimize vekil tayin ettik) demeleri lâzım ki, siz verirseniz onları da kurtarırsınız.