[ad_1]
Kaza namazı borcu olan bir kimse, teşrik tekbirini okuyacak mı?
[ad_1]
Teşrîk tekbîri okumak kazayı geciktirmez. Elbette söylemek gerekir. Arefe günü ve kurban bayramı günleri içerisinde, önceki zaman dilimlerinde kazaya kalan namaz borcu olup da, bu günlerde kaza edersek teşrîk tekbîri okumayacağız. Ama meselâ bugün sabah namazına kalkamadıksa, bunu kuşluk vaktinde kaza ederken teşrîk tekbîni okuyacağız. Çünkü teşrîk tekbîri okunan zaman dilimindeki sabah namazını kılamadık ve aynı gün içerisinde bunu kaza ediyoruz.
Kaza namazı borcu olan bir kimse, Cuma namazını kılarken nasıl niyet…
[ad_1]
Cuma namaâzının ilk sünnetine, ilk kazaya kalan öğle namâzının farzına, ondan sonra Cuma namâzının iki rek’at farzı cemaâtle kılınıyor. Cumanın son sünneti dört rek’attir, kâmet getirerek, ilk kazaya kalan ikindi namâzının farzına denir. Sonra dört rek’at zuhr-i âhir, üzerime en son farz olan kılmadığım öğle namâzını kılmaya denir. Son iki rek’at sünnetine de, ilk kazaya kalan sabah namâzının farzına denir.
Kaza namazı borcu olan bir kimse sünnetleri kılarken nasıl niyet etmelidir?
[ad_1]
Fıkıh kitaplarında namazlar farz ve nafile diye iki kısma ayrılır. Bunu erbabı bilir. Ama dinini Kurandan öğrenmek isteyen bunları anlamaz ve bilmez. Farz ve vacibin dışındaki ibadetlerin hepsine nafile denir.
Dört mezhebden üçünde, malikî, şafii ve hanbeli mezhebinde herhangi bir farz borcu olan kimsenin o cinsten olan diğer nafile ibadetlerle meşgul olması haramdır. Beş vakit farz namazlardan kazaya kalan namaz borcu olan kimsenin üç mezhebde nafile kılması haramdır. Kazaya kalan oruç borcu var iken bu kimsenin nafile oruç tutması da aynı şekilde caiz değildir. Zekat borcu varken nafile sadaka vermesi caiz değildir. Kurban borçları varken nafile hayvan kesmesi caiz değildir. Önce borç. Bütün ibadetler için geçerlidir.
Mahşer günü Allahü teala, kendi emrettiklerinin hesabını soracak. Bunları vaktinde yaptın mı? Vaktinde yapmadıysan bunları kaza ettin mi? Günah işledin mi? Günah işlediysen tövbe ettin mi? Bunların hesabı sorulacak. Bu hesaba hazırlanmak gerekir. Peygamber efendimiz “aleyhissalatü vesselam” (Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz) buyuruyor. Onun için her müslümanın düşünmesi lazımdır.
Dört mezhebde de kazaya kalan namaz borcu olan kimsenin nâfile ile meşgûl olması uygun değildir. Hanefi mezhebinde kabul olmaz. Onun için de hanefi mezhebinde olan bir müslüman sabah namazının sünnetini, sünnet diye kılıyor. Öğle namazının ilk sünnetine, (İlk kazaya kalan öğle namazının farzına), son sünnetine, (İlk kazaya kalan sabah namazının farzına), ikindinin sünnetine, (İlk kazaya kalan ikindi namazının farzına), akşamın sünnetine, (İlk kazaya kalan akşam namazının farzına), yatsının ilk sünnetine, (İlk kazaya kalan yatsı namazın farzına), yatsının son sünnetine, (İlk kazaya kalan vitir namazına) diye niyet ediliyor. Böylece hem sünnetler terk edilmiş olmuyor, hem de bir günlük kaza borcumuz ödenmiş oluyor. Hatta, yeme, içme, uyuma, nafaka temini için çalışma zamanlarının dışında, bu kimsenin durmadan kaza namazı kılması ve bir an önce bu borçtan kurtulması lâzımdır.
Kaza namazı borcu olan bir kimse cenaze namazını ve teravih namazını…
[ad_1]
Cenâze namazın rükü ve secdesi yoktur ve ayakta kılınır ve farz-ı kifâyedir. Dolayısıyla farz ve vacib olan bir namaza ikinci bir niyet olmaz. Teravih namazı ise nafile bir namazdır ve kazaya kalmış namaz borcu olan teravih yerine kaza namazı kılar. Cemaate gidildi ise, orada sünnet diye kılar.
Kaza namazı borçlarımda tereddütlerim var. Sünnetler yerine kaza kılmaya devam edersem…
[ad_1]
Kaza borcu bittiği hâlde, ihtiyatlı olarak sabah namazının sünneti hariç, beş vakit namazın sünnetlerini kılarken kazaya niyet edilip bunlara devam edilse mahzuru yoktur. Ömür boyu da öyle niyet edilebilir.
Kaza namâzı (akşamı, yatsıyı, sabahı) kılarken yüksek sesle mi okumamız lâzım?
[ad_1]
Okumamız şart değildir. Zaten o yüksek sesden murad, sağımızdaki, solumuzdakinin duyacağı şekilde okumaktır. Ama şart yok.
Kaza kılarken ayrıca bir ezan okumak gerekiyormuş doğru mu?
[ad_1]
Bir defa ezan okur, diğerlerinde kâmet getirerek kılar. Ezan okumak ve kâmet getirmek farz değildir, getirmeden kılanın da namazları olur.
Kaza kılarken aynı farz gibi mi kılacağız?
[ad_1]
Farzını kılarken nasıl kılıyorsak, bunun kazasını edâ ederken de aynı kılacağız.