Kaza namazları nasıl kılınır? Kaza namazlarını kılarken niyet nasıl yapılır?

[ad_1]

Yıllarca kaza borcu olanlar, 5 vaktin sünnetlerini kılarken ayrıca kazaya diye niyet ederlerse; hem sünnet yerine gelmiş olur hem de kaza borcu ödenmiş olur buyruluyor. Mesela Öğle namazının ilk sünnetini kılarken; (İlk kazaya kalan öğle namazının farzına) diye niyet edilir. Öğlenin son sünnetini kılarken; (İlk kazaya kalan sabah namazının farzına) şeklinde niyet yapılır. Ayrıca niyet yapılırken (En son kazaya kalan) da denebilir.

Kaza namazları konusunu detaylı bir şekilde bir daha anlatabilir misiniz?

[ad_1]

Elbette. Bizim vazifemiz bu. Çok anlatılması değil, anlaşılması önemlidir. Ne kadar çok anlatılırsa anlatılsın, (Et-tekrar-ü ahsen) demişler, yani tekrar etmek güzeldir. İslâm âlimlerinin büyüklerinden İmâm-ı Rabbâni “kuddise sirruh” hazretleri (Mektûbat) isimli kitâbında anlatılırken buyuruyor ki, (Cenâb-ı Hak, Muhammed aleyhisselâma ve Onun ümmetine beş vakit namaz içerinde onyedi rek’at namaz emretti, farz kıldı). Bunun iki rek’ati sabah vaktinde, dört rek’ati öğle vaktinde, dört rek’ati ikindi vaktinde, üç rek’ati akşam vaktinde, dört rek’ati de yatsı vaktindedir. Hanefi mezhebinde, İmam-ı a’zam Ebû Hanife hazretleri vitir namazına vâcib buyuruyor. Diğer üç imâm, sünnetdir buyuruyor. Hanefi mezhebinde vitirle beraber yirmi oluyor. (Nevâdir-i fıkhiyye fî mezheb-il-eimmet-il hanefiyye) ismindeki kitâbı yazan, Kudüs kâdîsı Muhammed Sâdık efendi anlatılıyor. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm”, bu onyedi rekat namaz Kendine “aleyhissalâtü vesselâm” ve ümmetine farz kılınınca çok sevindi. Bu, Allahü teâlânın bir nimeti idi. Bu nimete teşekkür için, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz, bu beş vakit içerisinde emredilen onyedi rek’at namazların bazılarının önünde [sabah da ve ikindi de olduğu gibi], bazılarının arkasında [akşam namazında olduğu gibi], bazılarının hem önünde hem arkasında [öğle ve yatsı namazında olduğu gibi] namaz kıldı. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” bu namazları kılarken, (Niyet ettim sünnete) demedi, çünkü Kendi yaptığı sünnetdir. (Niyet ettim Allah rızası için namaza) dedi. O kıldığı için, emrettiği için sünnet oldu. Dolayısıyla Muhammed Sâdık efendi buyuruyor ki, bir kimse sabah namazının sünnetinden önce niyet ettim Allah rızası için diyerek iki rek’at namaz kılsa, o sünneti yerine getirmiş olur, terk etmiş olmaz. Bazıları, (Osman Ünlü sünnetleri terk ettiriyor!) diyor. Öğle namazının sünnetinden önce dört rek’at namaz kılsa, bu namaz yerine geliyor. Öğle namazının sünneti dese, yine o sünnet yerine geliyor. Bir kimsenin kaza namazı borcu olsa, ilk kazaya kalan namaz öğle namazının farzına dese, bu sünnet yine yerine geliyor. Sünnet terk edilmiyor. Bu anlatanlar, piyasadakiler sünnetin ne olduğunu bilmiyor. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâpları okunmuş olsa idi, mesele kökünden hâl olacaktı. Allahü teâlâ bu onyedi rek’ati vaktinde kılmayı emretti, farz. Vaktinde kılınmazsa hemen kaza edilmesi de farz. Kaza edecek zaman dilimi geçtikçe bunların günâhları katlayarak artıyor. Bu kadar önemlidir. Bir an önce bu kazaları bitirmek lâzımdır. İmam-ı a’zam Ebû Hanife hazretleri tâbiîndendir. Onun zamanında bir kimsenin bir günlük, beş günlük, bir aylık, bir senelik kaza namazı, daha doğrusu namazın kazaya kalma düşüncesi yoktu. Ancak, bir kimse uykuya dalmıştır veyâ bayılmıştır, yâhutta yolcudur, bir vakit, iki vakit kaza borcu vardır. Onun için hanefi mezhebinin temel fıkıh kitâplarında, (Revâtibden olan sünnetleri yine sünnet olarak kılmak iyidir) diye geçiyor. Zaten bir-iki vakittir. Diğer üç mezhebin âlimleri, kazaya kalan namaz borcu olan bir kimsenin, nâfilelerle [beş vakit namazın sünneti de, teravih de, duhâ, evvâbin, teheccüd.. hepsi nâfiledir] meşgûl olması harâmdır buyuruyorlar. Hanefi mezhebinde de kabul olmaz buyruluyor. Terk edilmiş namazlar var, bir de özür sebebi ile kılınmayan namazlar var. Bunları ayırmışlar. Hiçbir Ehl-i sünnet âlimi kazası olan bir kimse nâfile kıldığı zaman bu nâfileler bunun kazası yerine geçer dememiştir. İbni Teymiyye Ehl-i sünnet değildir, itikâden mücessime [Allahü teâlâyı insan gibi düşünen] fırkasındandır. Bu konuda (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbı kaza namazları konusunu o kadar geniş tutmuş ki, sırf insanlar mutmain olsun diye. Bize yakın zamandan, Fatih câmiinin avlusunda medfûn bulunan, Oflu Muhammed Emin efendinin (Necât-ül-mü’minîn) kitâbı var. Osmânlıcadır. Bu kitâbın 96.cı sayfasında çok açık net yazıyor. Kenar haşiyesinde de, (Kazaya kalan namaz borcu olanların nâfileleri kabul olmaz) diye hadîs-i şerîf var. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin (Fütûhulgayb) kitâbında da açık net, hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri ile nakledilen hâdis-i şerîfi yazıyor. Dolayısıyla kazaya kalan namaz borcu olan bir kimse, hanefi mezhebinde de beş vakit namazın sünnetlerinden sabah namazı hariç diğer sünnetleri hep kazaya niyet eder. Böylece sünnetler terk edilmiş olmaz, bir günlük de kaza borcu ödenmiş olur.

Kaza namazları konusundan tekrar bilgi verir misiniz?

[ad_1]

Dört mezhebden üçünde, kazaya kalan namaz borcu olan bir kimsenin, nâfile namaz kılması [beş vakit namazın sünnetleri de nâfiledir] harâmdır. Bu kimsenin durmadan kaza namazlarını ödemesi lâzım. Hanefi mezhebinde de kabul olmaz. Oruç borcu olan da oruç cinsinden nâfile ile, zekât borcu olan da sadaka cinsinden ibâdetle meşgûl olmayacak.

Kaza namâzları konusunda elimizde bir delîl, hüccet nereden olabilir?

[ad_1]

(Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)nin kaza namâzları bahsinde, bu mubârek zât, Hüseyn Hilmi Efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” öyle araştırmış, öyle emek vermiş ki, sırf insanlar mutmainne olsunlar diye. Temel kaynakların hepsi tarandığı gibi, temel kaynak olmadığı hâlde, Oflu Muhammed Emîn efendinin kitâbını bile almış. Oflu Muhammed Emîn efendinin kitâbının 96. sayfasında çok açık, net yazıyor. Süleymâniyye kütübhânesindeki (Nevâdir-i fıkhiyye) kitâbında, arabca bir kitâp, açık, net yazıyor. Bu zâtlar da, hanefî mezhebinde göre yazmışlar. Osmânlı döneminde yazılmış, bir ilmihâl kitâbı, (Tuhfet-ül-Şâhân) kaza namâzları bahsinde açıkça yazılıdır. Yani bizden yüz sene öncesinde zaten biliniyormuş bunlar. Fıkıh, ilmihâl kitâblarından bağlantı kesilince ve bu konuda yetişen eleman da olmayınca… Dolayısıyla, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbında uzun uzun var.

Kaza namâzları kaza edilse bile, yine bunun cezâsının olduğunu okudum. Peki,…

[ad_1]

O vakitde namâz kılmadığımız için cezâsı var. Bunun için tövbe istigfâr etmek lâzımdır. Hatta, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarını keffâret için insanlara vermek lâzımdır. (Yâ Rabbî! İbâdeti vaktinde yapamamıştım, onun keffâreti olarak, onun bedeli olarak tövbe ettim, bunları da onun için dağıtıyorum) diye de dağıtmalıdır. Cenâb-ı Hakkın merhametini harekete geçirir. Çünkü Allahü teâlânın dînini doğru olarak anlatan bir kitâbı, Allahü teâlânın bir kuluna verince, o da îmânını düzeltince Allahü teâlâ sevinir, buyuruluyor.

Kaza namazları ile alakalı geniş bilgi verir misiniz?

[ad_1]

Dört mezhebde de, kazaya kalan namâz borcu olanların nâfilelerine sevâb verilmez. Hatta, mâliki, şâfii ve hanbeli mezheblerinde kazaya kalan namâz borcu olan bir kimsenin, nâfileleri kılması harâmdır. Hanefi mezhebinde de kabul olmaz, buyuruluyor. Sabah namâzın sünneti hariç, diğer dört vaktin sünnetleri dâhil, terâvih dâhil, kazaya niyet etmeli ve bir an önce bu borçtan kurtulmalıdır.

 

Kaza namazları ile alakalı bilgi verir misiniz?

[ad_1]

Vaktinde kılınmayan namazlar, vakti çıktıktan sonra kaza edilir. Bülûğa erdikten itibâren kılınmayan namazlar, tutulmayan oruçların, verilmeyen zekâtların, kesilmeyen kurban borçları varsa, bunların hepsini dünyâda iken telâfi etmek gerekir. Bir kimsenin zekât borcu varsa, bu kimsenin sadakası, oruç borcu varsa, nâfile oruçlarının bir faydası olmaz. Bir kimsenin de, kazaya kalan namaz borçları varsa, bunun nâfileleri kabul olmaz. Sabah namazın sünneti hariç, diğer dört vaktin sünnetleri kazaya niyet edilir.

Kaza namazı olan kimse tesbih namazı kılabilir mi?

[ad_1]

Kılmaz. Dört mezhebde de böyledir, hanefide de böyledir. Zaten diğer üç mezhebde kazaya kalan namaz borcu olanın, tesbih, teravih namazı, beş vakit namazın sünnetleri dâhil, bütün nafilelerin hepsini kılması, bunlarla meşgûl olması haramdır, günahtır. Acilen bunun kaza borcunu ödemesi lâzım. Hanefide de kabul olmaz. Dolayısıyla dört mezhebde de nafile namaz borcu olan kimse nafile kılamaz. İstihare namazı kılınabilir.

Kaza namazı kılarken üçüncü ve dördüncü rekatlarda zamm-ı sure okumuştum. Acaba…

[ad_1]

Kitâplarda, hanefi mezhebine göre kıyam kıraat mahallidir, buyruluyor. Dolayısı ile farz namazlarda bir kimse, unutarak, dalgınlığına gelerek üçüncü ve dördüncü rekatlarda Fâtiha-ı şerîfeden sonra zamm-ı sûre okusa, secde-i sehiv gerekmez. Bir zararı da olmaz. Çünkü kıyam kıraat mahallidir. Okumanın bir zararı olmaz, ifâdesi geçiyor.

Kaza namazı kılarken kâmet getirecek miyiz?

[ad_1]

Erkekler vakit namazlarını vaktinde edâ ederken kâmet getirmeleri sünnet olduğu gibi, bunları kaza ederken de yine kâmet getirmeleri sünnettir. Bugüne kadar kıldıklarımıza kâmet getirmediysek bir mahzuru olmaz.