Kime tabi olmalıyız, kimin izinden gitmeliyiz ?

[ad_1]

Piyâsadakiler, (Gelin bana) diyor. Ama islâm âlimleri tam tersidir. Marifet ehli, Allahü teâlâyı tanıyanlardır. Bunlar bir kimseye nazar ettikleri zaman, fâsık mıdır, sâlih midir hemen anlarlar. Kerâmet ehli de insanlarla, eşyalarla, kaybolan şeylerle uğraşırlar, bunların âhireti garibdir, felâkettir. Dolayısıyla marifet ehli, (Gel bana) demez. Kerâmet ehli, (Gel bana) der.

Bu zamanda Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına yapışacağız. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitabı bize rehberlik edecek. O ne bildirdi ise, ona uyacağız. Tâbi olacağımız yer orasıdır.

Kibirliye Allahü teala zatı ile düşmandır, ama herkesde de kibir var…

[ad_1]

Nefis Allahü teâlânın düşmanıdır. Ehl-i sünnet âlimlerinin hayatları ve kitapları okunursa bunu kontrol altında tutarız. Allahü teâlâ herkesden nefsinin îmân etmesini istememiş. Ama cenâb-ı Hak sûretini de kabul ediyor.

Kibir için bir dua var mıdır?

[ad_1]

Yok. Kibirle mücadele vardır. Çünkü nefsden kaynaklanan bir özelliktir. Hemen dua okumak suretiyle gitmez. Önce kibrin ne olduğunu anlamak gerekir. Bunun için de Hakîkat Kitâbevinin yayınlamış olduğu (İslâm Ahlâkı)nda kibir bahsi var. Defalarca okumalıdır. Orada tedâvileri bildiriliyor.

Kezban isminin manasının yalancı olduğunu söylüyorlar. Doğru mudur?

[ad_1]

Bu Kezban, arabçadaki Kezban değildir. Farscadan kaynaklanmıştır. Yalancı manâsında değildir. Birbirine karıştırmamalıdır. Bir mahzuru da söz konusu değildir.

Kevser sûresini okuyunca sabah namazına uyandırılır mıyız?

[ad_1]

Ehl-i sünet âlimlerinin kitâblarında yazdıkları mutlak kesindir, inanmak lâzımdır. İnanarak okunduğu zaman, o saatte mutlaka uyandırılır. Ama kalkıp kalkmamak okuyana aitdir.