Kiraladığımız tarladan çıkan mahsulün usrunu biz mi vereceğiz?

[ad_1]

Şimdi fıkıh kitaplarında o konuda buyruluyor ki.eğer kira ücreti yüksek ise,tarla sahibi verir uşuru.ama kira ücreti fazla değilse.eken verir.dolayısıyla çok anormal değil kiralar.ben yakinen biliyorum iç anadoludan.anormal değil.aynı şekilde yüksek olursa uşuru eken verir efendim.

Kirada oturan bir kimse için kredi ile ev alması bir ihtiyaç…

[ad_1]

Hayır, değildir. Kiralık ev bulma imkânı varken, kredi ile ev almak câiz olmaz. Meselâ maaş bin lira, ev kiraları da yediyüz lira. Beşyüz lira kredi ile ev sâhibi olunsa, burada zarûrete iten bir sebep var. Böyle bir alternatif gelirse, o zaman kullanılabilir.

Kirâcım var. Sonradan içki satmaya başladı. Benim buradan aldığım kirâ harâm…

[ad_1]

Helâlle harâm karışık olunca, böylelerinin elde ettiği para, mülk-i habîsdir. Dolayısıyla, bunların vermiş oldukları alınır, ikrâm ettikleri yenir, ifâdesi geçiyor. O kavilden istifâde edilir.

Kimler fetva verme yetkisine sahiptir?

[ad_1]

Fetva verenler kitaplarda anlatılmış. Müctehidler altı sınıf olarak bildirilmiş. Hanefi mezhebinin temel fıkıh kitabı olan İbni Abidin var, bu zatın kitabının ismi de kendi ismi ile maruf olunmuş, tanınmıştır. İbni Abidin hazretleri altıncı derecede müctehiddir. Fetva vermeye yetkili değildir. Birinci derecedeki müctehidler imam-ı Azam hazretleri, imam-ı Malik hazretleri, imam-ı Şafii hazretleri, imam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri mutlak müctehiddir, mezheb imamıdır. İkinci derecedeki müctehidler mezhebde ictihad sahibidir. Üçüncü derecede olanlar fetva vermeye yetkilidir. Bunlar, birinci ve ikinci derecedeki müctehidlerin icthadlarından herhangi birisini tercih yetkisine sahiptirler. Fetva vermeye yetkili olabilmek için üçüncü derece ictihad derecesinde olmak lazımdır. Şimdi fetva vermeye yetkili yok. Biz, bizim seviyemizde yazılmış ilmihal kitaplarını okuyoruz, emin olduğumuz bilgileri naklediyoruz. Fetva vermeye yetkili değiliz. Verilmiş olan fetvayı aktarıyoruz.

Kimin olduğu (devletin veyâ şahsın) bilinmeyen bir arâzîyi, birisi ekiyor. Bu…

[ad_1]

Devlete âidse, [umûmi mera] orada herkesin hakkı vardır. Orası ekilir, devlet de vatandaşına işlenmiş olsun diye, ses çıkarmaz. Müsâmahalı davranır. Ora tapulanmaya kalkılacak olursa, elbette ki müdâhale eder. Ama bu şekilde müdâhale etmez, ektiği, diktiği onun olur ve birisi de ondan satın alabilir. Şahıs mülkü ise olmaz, kul hakkı olur.