[ad_1]
Suçtur. Kopye çekmek de, kopye vermek de insanları tenbelliğe sürükler.
[ad_1]
Suçtur. Kopye çekmek de, kopye vermek de insanları tenbelliğe sürükler.
[ad_1]
Çalışmadığın şeyi hak etmek, suç olur. Dolayısıyla, yakalanıldığı zaman cezası görülür.
[ad_1]
İftardan sonra vurulma imkânı varsa, öyle yapmalıdır. Oruçlu iken vurulursa oruç bozulur. Kaza etmeniz gerekir.
[ad_1]
Hem kılınır, hem kılınmaz. Maliki ve hanefi mezhebinde köpek necs değildir. Dolayısıyla problem yoktur. Ama şafii mezhebinde necsdir, olmaz. Bastığı yerler necs olur. Köpek bahçede bulunabilir. Evde olursa rahmet melekleri girmez.
[ad_1]
Hanefi mezhebinde köpek necis değildir. Mâlikîde de değildir. Dolayısıyla abdeste de namaza da zarar vermez. Ama şâfii mezhebinde necis olduğu için onunla namaz kılınmaz. Altı defa su ise, bir defa da toprakla yıkaması lâzım.
[ad_1]
Kesersiniz, fakat adak hükmüne girer. Keser, oradaki işçilerden birine hediye eder ve o da size ikrâm eder.
[ad_1]
Hassas bir konu. Anadoluda çok yaygındır. İmâm-ı Birgivî hazretleri, Muhammed bin Kutbüddîn İznîkî hazretleri, açık ve net bir şekilde ifâde etmişler. (Elfaz-ı küfr), yani îmânın gitmesine sebep olan hâlleri anlatırlarken, (Allah yukarıdadır), (Gökte Allah şâhidimdir), (Allah gökte bize bakıyor), bu ifâdelerin hepsi küfürdür, îmânı götürür. Şakası yok bu işin. Allahü teâlânın mülkünde, Allahü teâlâ kurallarını, kâidelerini koymuş. Buna riâyet etmek gerekir. Allahü teâlânın zâti ve subûti sıfatları var. Onlar anlatılırken, Allahü teâlânın zamân ve mekândan münezzeh olduğu [yani, zamânı ve mekânı o yarattı]. Cenâb-ı Hak gökte deyince, cenâb-ı Hakka mekân isnâd ediliyor. Onun için îmân gider. Allahü teâlâ zamân ve mekândan münezzehdir. Yani Allahü teâlâ için zamân yoktur, mekân yoktur. Nasıl bildirildi ise, öyle inanmak, itikâd etmek mecbûriyyetindeyiz. Allahü teâlâ zamânı ve mekânı yaratmış, kendisi zamânlı değildir, mekânlı da değildir.
Allahü teâlâya [hâşâ] (Baba) demek, yaratmak kelimesini insanlar için kullanmak küfürdür. Niyetle alâkası olmaz. Ağızdan çıkınca iş biter. Bazı şeylerin şakası yoktur. Talâkda, alış-verişde, adakda ağızdan çıkan esâsdır. Din ne emretmiş ise, ona ittibâ edilir. Dînin emri, kesindir, kat’îdir. (Sana göre), (Bana göre) değildir. İslâmiyyetin sâhibi Allahü teâlâdır, Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır. Allahü teâlâ kitâbında, Kur’ân-ı kerîmde bildirmiş, Muhammed aleyhisselâm hadîs-i şerîflerde açıklamış, Muhammed aleyhisselâmın vârisi olan Ehl-i sünnet âlimleri de bunları kitâblarına geçirmiştir. Bizim vazîfemiz, bu kitâblarda bildirilenleri okumak, bunlara ittibâ etmektir. Bunun dışında söyleyen, yazanları ne dinlemeli, ne onların yazdıklarını da okumalıdır. Red etmelidir.
[ad_1]
Molalarda zorlanacak. Yani bütün şartlarını zorlayacaksınız. Baktınız ki olmuyor, böyle durumlarda ikindiyi öğle ile birleştirerek öğle vaktine çekersiniz. Akşamı da yatsı vaktinde cem edersiniz. O zaman kurtarır. Tabiî, hanbeli mezhebinin şartlarına da uyarak. Yapacağınız iş, gusül abdesti alır iken, (Niyyet ettim, gusül abdesti almaya, mâlikî, şâfi’î ve hanbeli mezhebine uymaya) dersiniz. Abdest alır iken de, eli veyâ yüzü yıkarken, (Niyyet ettim, abdest almaya, mâlikî, şâfi’î ve hanbeli mezhebine uymaya) dersiniz. Dördüne de uyulmuş olur. Sıkıntılı zamânlarda rahatlıkla ibâdetinizi yerine getirebilirsiniz. Öncelikle mutlaka kendi mezhebimize göre çıkış yollarını aramak lâzımdır.