Küçüklüğümden beri rüyamda haşa Allahü Tealayı görüyorum. O şekli kafamdan bir…

[ad_1]

Rüyâda korkutulmuşsunuz. Allahü teâlâ ile bir alâkası yok. Şeytân değişik şekillerde girer ve müdâhale eder. Allahü teâlâ, mekândan münezzeh olduğu gibi, Kıyâm-ü bi-nefsih ve Muhâlefet-ü lil-havâdis sıfâtları ile, yarattıklarının hiçbirisine, hiçbir şekilde benzemez. Dolayısıyla, cenâb-ı Hak, Kendisinin Cennetde görüleceğini bildirilmiştir. Orada da herkes, kendi derecesine göre görme zevkini tadacak, ama, nasıl ve ne şekilde olduğunu anlayamayacak. Uzun bir zaman, o görme zevkinden dolayı kendinden geçecek.

 

Allahü teâlâ dünyâda görülmez. Çünki dünyâyı, Kendisinin tecelli edeceği, görüleceği yer olarak yaratmamıştır, Cenneti öyle yaratmıştır. Yaratılan, yaratanı ihâta edemez, anlıyamaz. Dolayısıyla, rüyâda görülen hiçbir şekil, şemâl, Allahü teâlâ değildir.

Küçükken, annemden duyardım. Gök gürültüsü, şimşekler olduğu zamân salevât-ı şerîfe getirir,…

[ad_1]

Hiçbir mahzuru yok. Şimşek çaktı veyâ yıldırım düştü, o anda da öldü, salevât-ı şerîfe getirdi. Îmânlı gitmesine alâmetdir. Çünkü önceki ümmetleri rüzgârla, yağmurla, suyla, depremle helâk edilen kavimler var. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” kuvvetli bir rüzgâr estiği zamân namâza durur, secdeye kapanır, (Yâ Rabbî! Önceki ümmetler gibi bizi de helâk etme) diye duâ edermiş.

Küçükken ölen çocuklar anne babalarına şefaat edecekler mi?

[ad_1]

Evet, edecekler. Müslüman anne babanın sabî iken (bülûğa ermeden) ölen çocuklarını yarın âhıretde Allahü teâlâ Cennete koyacaktır. Bunlar Cennete girerken, (Benim annem babam da var) diye Allahü teâlâ kalblerine getirecek. Cenâb-ı Hak sabîleri de, şefâat etmeleri için bu şekilde vâsıta kılmıştır.

Küçükken gökyüzüne batığımda, hâşâ Allahü teâlâyı gökyüzünün arkasında hayal ederdim. Böyle…

[ad_1]

Hayır. Çocukken insanın hâtırına bu şekilde gelebilir. Zaten o zaman mükellef değildiniz. Bunun mahzuru olmaz.

Küçükken gökyüzüne baktığımda, hâşâ Allahü teâlâyı gökyüzünün arkasında hayal ederdim. Böyle…

[ad_1]

Hayır. Çocukken insanın hâtırına bu şekilde gelebilir. Zaten o zaman mükellef değildiniz. Bunun mahzuru olmaz.

Küçük yeğenlerimle konuşurken, (hâşâ) Allahü teâlâ nerededir diye soruyorlar. Çocukların bu…

[ad_1]

Çocukların seviyesini tutturabilmek, onlara belli bir şey söyleyebilmek zor bir şeydir. Onların o andaki anlayabileceği bir ifâdeyi bulmak da hakîkaten zordur. Yanî çocuk eğitimi, çocuk pedogojisi zor bir durumdur. İnsan eğer böyle bir durumla karşı karşıya gelmemiş ise, hakîkaten zorlanıyor. Yedi yaşından önceki çocukların sorduğu suallere cevâp vermek daha da zordur. Çocuğun o andaki yapısına ve durumuna göre, yanlış olmamak kaydı şartıyla cevâp verilir. Doğru bilgileri söyleyeceğiz, anlasa da , anlamasa da.