[ad_1]
Kur’âna el basmak şekliyle değil de, mushaf hakkı için demek yemîndir. Böyle söylememeli, söyleyenleri de men etmelidir. Uygun değildir.
[ad_1]
Kur’âna el basmak şekliyle değil de, mushaf hakkı için demek yemîndir. Böyle söylememeli, söyleyenleri de men etmelidir. Uygun değildir.
[ad_1]
Hep (Biz) demiyor da, bazan da (Biz) buyuruluyor. Tefsir kitâplarında anlatılırken, Allahü teâlâ, büyüklüğünü, şânını bildirmek için, (Biz) buyuruyor. Oradaki (Biz), (Ben) demektir. (Ben) demekle, (Biz) demek arasında, kuvvet bakımından fark var. Dinleyene veyâ okuyana farklı tesîr eder. Onun için orada da Allahü teâlâ azâmetini, büyüklüğünü bildirmek için öyle buyuruyor. Yoksa, onlar da (Ben) demektir.
[ad_1]
Âyet-i kerimeler levh-i mahfuzda idi. Cebrâil aleyhisselâm gelip, bu âyetler falan sûredendir, şu âyetleridir deniyordu ve ona göre kayda geçiyordu. Peygamber efendimizin “aleyhissalatü vesselam” vahiy kâtipleri verdı. Deri, kâğıt ve kemik üzerine bunlar kayda geçiyordu. Yoksa, sonradan oturulup, kararlaştırılmış değildir.
[ad_1]
Kur’an-ı kerimde yazmıyor. Meseleler fıkıh kitâplarında yazar. Hanefî mezhebinde çocuk ikibuçuk yaşına kadar emzirilir. Üst limiti budur. Fıkıh kitâplarında bunlar açık net bir şekilde bildirilmiş. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbında, süt kardeşliği bahsinde geniş bilgi verilmiştir.
[ad_1]
On fakiri bir gün veya bir fakiri on gün sabah-akşam doyurursunuz. Bunu da yapamayan üç gün arka arkasına oruç tutar.
[ad_1]
Piyasada tefsir yok. Fıkıh bilgisinin alt yapısı oluşturulduktan sonra, muteber tefsir kitâpları okunur. Yoksa piyâsadaki bu meâller okunmaz.
[ad_1]
Ama gittiğimiz yerde dikkat etmeliyiz. Hayızlı hâlde Kur’an-ı kerim okutuluyor mu? Fıkıh bilgisi veriliyor mu? Bunlara dikkat etmelidir.