Kuran-ı kerimi yanlış okuyanlara müdahale edebilir miyiz?

[ad_1]

Günümüzde herkes hoca (!) olduğu için müdahale etmek zor olur. Herkesin içinde bir kimsenin yanlışını söylemekte nefse ağır gelir. Bu sebeple münakaşaya sebep olabilir. Özel olarak söylenilse, arada muhabbet yoksa; bu seferde tavır alınmasına sebep olur. Onun için, Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyolar ki: “Âhir zamanda ilk önce doğru bilgileri öğrenip kişinin kendini kurtarması gerekir. Talep eden olur, soran olursa ona da kitap verilir. Veya kitapta okunanlar nakledilir.” 

 

Ve de yanlış yapan ikâz edildiği vakit, sert cevap gelebilir. Hakaret bile edebilir. Bu yüzden İmam-ı Gazali hazretleri (Emri marufu) anlatırken buyuruyorlar ki:

 

Emri maruf yapacak kimse:

1- Konuyu çok iyi bilmelidir. Sorulan her türlü suale tatmin edecek cevabı verebilmelidir.

2-Anlattığı konu ile kendisi amel etmiş olmalıdır.

3-Bunları anlatıktan sonra bir madde daha sayıyorlar. Buyuruyorlar ki: “Karşı taraftan gelebilecek her türlü zarara, hakarete, saldırıya göğüs gerebilmeli, sabretmelidir”. Dolayısıyla sayılan işbu maddelere riayet edilecekse, müdahale edilir.Ama karşı taraftan gelebilecek herhangi sert bir söze, misliyle karşılık verecek, sabredemeyecek ise; orada müdahale edilmez. Bu naklettiklerimiz sadece bu konu için geçerli değil. Diğer konularda da böyledir. Dinleyene nasihat edilir. Dinleyen ikâz edilir.

 

Kuran-ı Kerimi hızlı okumaya izin var mıdır?

[ad_1]

Ne dediği anlaşılmıyorsa, harf-i medlere riayet etiyorsa, harfler yerinden çıkmıyorsa, neyi telaffuz ettiği anlaşılmıyorsa bu okuma, okuma değildir. Dört elif miktarı çekilecek, med-i muttasıl, med-i munfasıl, med-i lâzım, ed-i ârız birer elif miktarı çekilse manâyı bozmuyor, kâfidir. Harf yerinden çıkmadı ise manâ bozulur, manâ bozulunca ibadet de bozulur, kıraat olmaz. Med-i tabiiden taviz verilmeyecek, bir elif miktarı çekilmezse manâ bozulur.