[ad_1]
Mahremsiz içeriye sokmuyorlar. Oranın kanûnu bu şekildedir. Yanında mutlaka birisinin olması lâzımdır.
[ad_1]
Mahremsiz içeriye sokmuyorlar. Oranın kanûnu bu şekildedir. Yanında mutlaka birisinin olması lâzımdır.
[ad_1]
Bu günümüzde yaygın. Mesela, hala kızı, teyze kızı; hala oğlu, teyze oğlu vs. bunlar için akrabamızdır denilerek tokalaşma oluyor, aynı odada kalınıyor. Hâliyle günaha giriliyor. Kuran-ı kerimde kimlerin mahrem olduğu, kimlerin yabancı olduğu bildiriliyor. Bunların yapılmaması gerektiği söylenince de, bizim kötü bir niyetimiz yok deniyor. Niyet önemli değil. Niyetin ne olursa olsun, bu yasak. Kitaplarda böyle bildiriliyor. Elimizden geldiği kadar buna riayet edeceğiz. Hatta böyle durumlarda, ben hoşlanmıyorum bu işten denilerek tavır koyulur. Başta mırın, kırın eden olabilir. Ama zamanla onlarda alışır. Belki huucu olmuş, tarikatçı olmuş, sen çok değiştin gibi sözler söylerler. Ama sonra onlarda gerçeği görürler. Var gücümüzle Rabbimizin “celle celalühü” emir ve yasaklarına riayet edeceğiz.
[ad_1]
Mahkeme seni ayırdım, erkek de evet derse dînî nikâh akdi gider. Bir defa denirse bir defa kopar. Ama daha sonra şafii mezhebine göre tekrar nikâh akdi yapılıp evliliğe devam edilebilir.
[ad_1]
İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretleri açık net buyuruyorlar, önce doğru bir îmân, Ehl-i sünnet itikâdı. İtikâd bozuksa Cehenneme gider. Sonra haramlar öğrenilecek, bunlardan sakınılacak. Ondan sonra farzlar öğrenilecek, bunlar yapılacak. Sonra mekruhlar, vacibler, tenzihi mekruhlar, müekked sünnet, gayr-i müekked sünnet, müstehab, mendub. Sıra böyledir. Bunlar böyle öğrenilmediği müddetçe olmaz.