[ad_1]
Niyet dört mezhebde de farzdır. Bunu tekrar iade eder. Farzın terkinde secde-i sehv kurtarmaz.
[ad_1]
Niyet dört mezhebde de farzdır. Bunu tekrar iade eder. Farzın terkinde secde-i sehv kurtarmaz.
[ad_1]
Niyet konusunda üç mezhebde çok hassas. Mâlikî, şâfiî ve hanbeli farz diyor. Gusülde de, abdestde de farz diyor. Yerlerini de bildirmişler. Meselâ sizin eli yıkarken hemen niyet etmeniz lâzımdı. Başı yıkarken hâtırlarsanız, hemen başa döneceksiniz. Çıktıktan sonra niyette tereddüd oldu ise, (Bir ibâdet yapıldıktan sonra da taklîd câizdir) buyruluyor. (Ben bu güslü mâlikî mezhebine göre aldım) deseniz, sahih olur. Abdestde de, abdest uzuvlarını yıkarken hâtılarsanız başa dönüyorsunuz. Ama bittikten sonra hâtırlarsanız, (Ben bu abdesti mâlikîye uyarak aldım) derseniz, yine sahih olur buyruluyor.
[ad_1]
Hanefiden çıkılmadığı için ağıza ve buruna mübalağa edeceğiz. Mâlikide, etmese de guslü sahih olur.
[ad_1]
Tabii. Kendi mezhebinden çıkmadı.
[ad_1]
On günün üzerine üç gün koyacak, onüçüncü gün gusül abdesti alacak, namazlarına devâm edecek. Sonrası özürdür.
[ad_1]
Sarı akıntı devamlı geliyorsa, ilâve etmenize gerek yok.
[ad_1]
Hayır. Kadının veya erkeğin, şehvetle birisine değmesi ile mâlikî mezhebinde abdest bozulur. Oruç yine bozulmaz. Dolayısıyla kadının orucuna da abdestine de bir zararı olmaz.
[ad_1]
Normal akıntı derken, âdet dışındaki akıntıyı kasdediyorsanız, hanefi mezhebinde bu devamlı geliyorsa, abdest alıp bir namâz kılacak kadar vakit tayin etmiyorsa, özürdür. Her namâz vakti girince abdest alır. Hanefi mezhebinde avuç ayasıyla sınırlıdır. Dolayısıyla o bölgeye bez veya pamuk koyarak, zaman zaman bunun değiştirilmesi gerekir. Bunda sıkıntı çekiliyorsa, mâlikî mezhebi taklid edilirse, bu akıntı semâvi olur ve abdesti bozmaz. Mâlikî mezhebinin bir kavline göre de necâset namâza mâni değildir.
[ad_1]
Hayır, gerekmiyor. Gusülde bile gerekmez. Su içerisine sirâyet ediyorsa gerekmez. Ama gusülde çözerseniz iyi olur, abdestde üstüne mesh eder geçersiniz.
[ad_1]
Zaten hanefî mezhebinde olup da, mâlikî mezhebini taklîd ediyorsanız, on günü geçince üç gün ilâve eder, onüç gün olur. O üç gününü kaza eder. Mâlikî mezhebinde göre o daha özür olmadı, onbeş günü geçtikten sonra özür olacaktı.