[ad_1]
Bir problem söz konusu değildir.
[ad_1]
Bir problem söz konusu değildir.
[ad_1]
Mâlikî mezhebinde elde olmadan idrar veyâ gaz kaçırma durumu söz konusu olursa, bu hâl burundan çıkan sıvı gibidir. Semâvi bir özür oluyor. Hanefî ve şâfii mezhebindeki gibi özür olmuyor. Dolayısıyla abdesti bozmuyor.
Mâlikî mezhebinin necâset konusundaki ikinci bir kavli var, o kavle göre de necâset namâza mâni değildir. Dolayısıyla mâlikî mezhebini taklid ettiğiniz için abdestinizi alırsınız, başka abdesti bozan bir hâl olmadığı süre içerisinde bu hâl abdestinizi bozmaz. Bu abdestle birkaç namâz kılabilirsiniz.
[ad_1]
Dört mezhebde de temizlik müddeti onbeş günden az değildir. Daha fazla temizlik müddeti olabilir. Hanefi mezhebinde hayızın en azı üç gün olur. En fazlası da on gündür. Mâlikî mezhebinde azı yok. Temizlik müddeti geçtikten sonra bir damla bile gelse, hayız müddeti başlamış demektir. En fazlası onbeş gündür. Hanefi mezhebinde on günü geçerse özür olacak, orucunu da tutacak, namazını da kılacak. Oruçta taklid etmediğiniz için, on günü geçmiş de olsa, tutmaya devam edersiniz. Namazda da üç gün ilâve edersiniz. Yani onbeşe tamamlamazsınız. O üç gün de kaza edilir.
[ad_1]
Olur. Bu dört mezheb için de geçerlidir. Farzlar yerine geldiği zaman o ibâdet sahîh oluyor.
[ad_1]
Bu şekildeki olanlar mâlikî mezhebini yine taklid edebilir. Mâlikî mezhebinin ikinci kavline göre necâset namaza mâni değildir.
[ad_1]
Gusül abdestinde, elimizi yıkarken veyâ gusle başlarken, (Niyet ettim gusül abdesti almaya, mâlikî mezhebine uymaya) diyoruz. Guslümüzü aynen hanefîdeki gibi alıyoruz. Yine, önce bir namâz abdesti alıyoruz. Bu, guslün sünnetlerindendir. Hanefî mezhebinden çıkmadık. Ağzımıza ve burnumuza çokça su veriyoruz. Önce baş, sonra sağ ve sonra sol omuz olmak üzere vücûdumuza su döküyoruz. Başımızı yıkarken parmaklarla [zaten bu hanefî mezhebinde sünnet] saç diplerine suyun ulaşmasını temîn ediyoruz. Vücûdumuza su döktüğümüz zaman da suyun vücûdumuzun yüzeyine ulaşması için elimizle oraları ovuyoruz. Bunlara delk deniyor. Muvâlat, zaten peşpeşe yıkmak. Bunu hanefî mezhebinde de yapıyorduk. Dolayısıyla, guslün alınışı aynıdır. Sadece başlarken (Niyet ettim gusül abdesti almaya, mâlikî mezhebine uymaya) diyoruz. Abdeste de, yine alınışı aynıdır. Herhangi bir değişiklik yok. Elimizi veyâ yüzümüzü yıkarken (Niyet ettim abdest almaya, mâlikî mezhebine uymaya) diyoruz. Muvâlat, delk zaten yapıyorduk, hanefî mezhebinde bunlar sünnetdir. Bir de, başımızın tamamını mesh etmek hanefîde sünnetdir. Mâlikî mezhebinde ise farzdır. Dolayısıyla kadın olsun erkek olsun, iki elini ıslatıp önden arkaya doğru başın tamamını mesh edecek. Namâzda bir fark yok. Sadece niyyet ederken, (Niyyet ettim sabah namâzının sünnetini kılmaya veyâ farzını kılmaya, mâlikî mezhebine uymaya) diyeceğiz. Dikkat edilecek husûslar bunlardır.
[ad_1]
Tabiî. Cemâatle namâz kılarken, (Niyyet ettim, ikindi namâzının farzını kılmaya, mâlikî mezhebine uymaya ve hâzır olan imâma uymaya) diyeceğiz.
[ad_1]
Biz hanefi mezhebindeyiz. Mâlikî mezhebini taklid ediyorsak, hanefî mezhebinden çıkmıyoruz. Kan yine abdesti bozar. [Mâlikî mezhebinde kan abdesti bozmuyor] Ancak öyle bir yerdeyiz ki, abdest alma imkânımız yok, namaz vakti de gidiyor, böyle bir durumda mâlikî mezhebine göre abdestimiz var. Abdestimiz bozulmadığı için namazımızı kılarız, kaza da etmeyiz.
[ad_1]
Çok ıslak olmayacak ki. Hafîf nemli bir şekilde önden arkaya doğru indirilecek. Başı mesh etmek farz. Ama miktarları farklıdır. Mâlikî mezhebi, tamamı diyor. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri, dörtde biri diyor. Bütün bunlara rağmen tabîb-i müslim-i hâzık, (Eğer başına su değerse, nemlenirse hastalığın artar) diyorsa ve kendi tecrübenizle de bunu anlıyorsanız, bunu da terk edebilirsiniz. Ama önce bunu iyi anlamanız, iyi bilmeniz lâzımdır.
[ad_1]
Hayır. Orada muvâlatın ölçüsü, dışarıdan bakanın, bu abdest alıyor demesidir. O muvâlata mâni değildir.