Mushaf dört tane yazılmış. Bunu gizlemişler, kimseye de göstermemişler. Böyle bir…

[ad_1]

Hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü teâlâ anh” zamanında mushaf-ı şerif toplandı. Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” teklif etti. (İster kemik üzerine, ister kâğıt üzerine, eldeki yazılı olanların hepsi toplandı). Hazret-i Osman “radıyallahü teâlâ anh” bu hazırlanan mushaftan altı adet yazdı ve o zamanki islâm merkezlerinin hepsine de gönderdi. Hatta, hazret-i Osman “radıyallahü teâlâ anh” bir tanesini de Medîne-i münevverede bıraktı. İşte o mushaf önünde açık olarak, okurken şehîd edildi. Bu mushaf Türkiyede de, Moskovada da vardır.

Müsafehada eli göğse götürmenin uygun olmadığı, nerede yazıyor diyorlar. Bu konuda…

[ad_1]

(İslâm Ahlâkı) kitâbında da, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de de, müsâfeha konusu, selâmlaşmak konusu anlatılırken, eli göğse götürmenin uygun olmadığı yazıyor. Onlara sormalı, eli göğse götürmek nerede yazıyor? Sizin bu yaptığınız hangi kitâpda yazıyor? Onu mutlaka sormak lâzım. İslâmiyetde böyle bir şey söz konusu değildir.

Müsafeha nasıl ve ne zaman yapılmalıdır?

[ad_1]

Belli zamânlarda âdet hâline getirmek uygun değildir. İki baş parmak karşılıklı olarak birbirine kenetleniyor. Çünkü baş parmağın oradaki damarlardan muhabbet yayılır, buyuruluyor. Düz toka şekli bize batıdan gelmiştir. Müsafeha, tek elle yapılabildiği gibi, iki elle de yapılabiliyor. Yapılırken salevât-ı şerîfe söylenir. Hatta el sallanır. Ama müsafehadan sonra eller kaldırılıp da yüze, göğse sürülmez, o bid’atdir.

Müsafeha ettikten sonra ellerin yüze sürülmesi doğru mudur?

[ad_1]

Değildir. Müsâfeha edilir, el yüze sürülmez. El göğse de götürülmez. Tabiî, müsâfeha ederken de parmaklar birbirine geçmesi gerekir. Yanî, kucaklaşmak, eller ayrıldıktan sonra yüze sürmek, göğse götürmek câiz değildir, bid’atdir.

Mürşid-i kâmil nasıl bulabiliriz?

[ad_1]

Bu zamânda mürşid-i kâmil bulmak, hemen hemen imkânsız gibidir. Dînimizi, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)den öğreneceğiz. Çünkü içinde Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarının hepsi mevcûd olduğu için, her yönden insanları irşâd etmektedir.