Namaz arasında çocuklarımın ihtiyaçları oluyor. Bunları giderdikten sonra namaza baştan mı…

[ad_1]

Yok. Böyle ihtiyaç belirdiği zaman, namâz bozulmaz, ama selâm verdikten sonra bunların ihtiyaçları giderilir. Kalınan namâzdan devam edilir.

Namaz arasında çeşitli tesbihatlarda bulunmak uygun mudur?

[ad_1]

Hanefi mezhebinde mekruhtur, bid’attir ifadesi geçiyor. Mesela, öğle namazının ilk sünnetini kıldık. Selam verdik. Ondan (Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zelcelali vel ikram)dan başka bir şey okunmaz. Çünkü kitaplarda açık ve net bildiriliyor. Sünnet ile farz arasında herhangi bir zaruret, ihtiyaç, bir şey olmadığı müddetçe dünya kelâmı söylemek, başka birşey söylemek [mesela dua, sure veya üç ihlas okumak] sünneti iskat [iptal] eder [yani hiç kılınmamış olur] veya sünnetin sevabını azaltır. Yeniden kılınması gereklidir, buyruluyor. Bu yüzden (Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zelcelali vel ikram) denir. Eğer öğle namazını kılan erkek ise ayağa kalkar, kamet getirir. Sonra [niyet eder] öğle namazının farzını kılar. Yine selam verir ve yine (Allahümme entesselâm ve minkesselâm tebârekte yâ zelcelâli velikrâm) der. Başka bir şey söylemez. Ve kalkar, [Eğer kazaya niyet ediyorsa yine kamet getirir, niyet eder] öğle namazının son sünnetini kılar. Sonra namazını bitirdi, selam verdi. (Allahümme entesselam ve minkesselam tebarekte ya zelcelali vel ikram) okur. Ondan sonra üç defa istiğfar duasını [Estagfirullâhel’azîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh] okur. Sonra Âyet-el-kürsi okunur, otuzüç kere (Sübhanallah), otuzüç kere(Elhamdülillah) ve otuzüç kere (Allahü ekber) denir. Bir kere (La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadir) denir. Bunların arasına başka dualar karıştırmak bid’at olur. Sonra eller kaldırılıp dua edilir. Duadan sonra âmin denir ve eller yüze sürülür.

Namaz abdestimiz yokken elimize tesbih alıp tesbih çeksek olur mu?

[ad_1]

Olur. Hanımlar muayyen gününde tesbihatları çekebilirler. Hatta hanımlar muayyen günlerinde duâ olarak bildirilen Rabbenâ âtinâ, Rabbenağfirlî, ettehıyyâtü, amentü, Fâtiha-i şerife duâ niyeti ile okuyabilirler.

Namahrem kimse ile aynı sofrada oturulur mu? Aynı tabaktan yenir mi?

[ad_1]

Maalesef dini konular bilinmediği için bunlara dikkat edilmiyor. Zaruret halinde böyle sofrada bulunmak icap ederse, ciddi olunur. Ve aynı tabaktan yemek haram olmaz.

Nakliyeciyim. Bir kamyonum var. Hâlâ onun borcu var. Ev de kirâ.…

[ad_1]

Arabanızla kazancınızı temîn ediyorsunuz. Dolayısıyla onu nisâba dâhil etmiyorsunuz. Zaten borcunuz da var. Kurban kesmezsiniz. Eğer bir kan akıtalım diyorsanız, çocuklardan birinin akîkası olarak kesebilir ve onu da kendiniz yiyebilir, zengin-fakîr herkese de ikrâm edebilirsiniz.

Naklettiğiniz, (Dışını süsleyenin içi haraptır) sözü ile, (İnsanın zahiri iyi ise,…

[ad_1]

Zamanımızda kılığa kıyafete dikkat etmek lâzımdır. Çünki câhiller zâhire bakar. İçi mamur olanın, dışının süslü olması ona zarar vermez. Ama içi mamur değil ise, imar edilmemişse, Allahü teâlânın sevgisi o kalbde yoksa, bu kimse dışını süslediği ve mamur ettiği zaman felâkete gider. Anlatılmak istenen budur. Yoksa, Allahü teâlâ bir kimseye bir mal vermiş ise, o malı onun üzerinde görmek ister.