[ad_1]
İçi gözüküyor. Şeffâf olur, o olmaz.
[ad_1]
İçi gözüküyor. Şeffâf olur, o olmaz.
[ad_1]
O öyle değildir. Hastadır, yaşlıdır veyâ hâmiledir, bu sebebden dolayı bir eli veyâ bazan iki eli koyabiliyor. O esneklik var. Herkesin hâline ve durumuna göredir.
[ad_1]
Çorap giyemiyorsanız, ayağınızın üstüne bir şey [örtü] örtersiniz.
[ad_1]
Namâzın bir hakîkati, bir de sûreti var buyuruluyor. Allahü teâlâ sûretini de kabûl eder. Velev ki, öyle düşünceler gelmiş olsa bile, namâzı terk etmeyeceğiz, devâm edeceğiz. En azından borcumuz biter.
[ad_1]
Namâz kılarken dünyâ düşüncesi bizi kaplamış olsa, namâzın sevâbında tabiî ki azalma olur. Elbette ki eksilme olur. Ama borçtan kurtuluruz.
[ad_1]
Namazda gözü kapatmak tenzîhen mekrûhdur. Zihnim dağılmasın, yanlış şeyler düşünmiyeyim, gözüm bir tarafa kaymasın düşüncesi ile gözünüzü kapatırsanız tenzîhen mekrûh bile olmaz.
[ad_1]
İnsanın başına bunlar geliyor. Ehl-i sünnet âlimleri de kitâplarına hepsini yazmışlar ve bildirmişler. Bizim de orada ne bildirilirse ona göre hareket etmemiz lâzım. Buyuruluyor ki: Şaşırmak ilk defa başına gelmiş ise, iâde eder. Sık sık başına geliyorsa, [siz de olduğu gibi] zan-ı gâlibe göre hareket edilir, namaz bozulmaz. Karar verme süresi, bir rükn miktarını geçerse, o zaman da secde-i sehv yapılır.
[ad_1]
Geçsin, onun bir mahzuru olmaz. Çocuktur, onlara da günâh olmaz. Namâzda fark edersek, öksürürüz veyâ yüksek sesle okuruz. Onu ikâzdır, alır alır, almaz almaz. Çocuklara da, namâz kılanın önünden geçilmez diye de, namâzdan önde hâtırlatırız.
[ad_1]
Tek elle çocuğu kenara çekebiliriz. Çekme imkânı yoksa, çocuğun yattığı yerin biraz sağına veyâ soluna secde yapılabilir.
[ad_1]
Bir mahzuru olmaz.