[ad_1]
Rüküya inerken erkekler sol ayağının topuğu, sağ ayağının topuğunun yanına geliyor. Secdeden ayağa kalkarken yine dört parmak kadar açılır. Bu sünnettir. Bunu kadınlar yapmaz. Ama secdede her ikisi de topuklarını birleştiriyor.
[ad_1]
Rüküya inerken erkekler sol ayağının topuğu, sağ ayağının topuğunun yanına geliyor. Secdeden ayağa kalkarken yine dört parmak kadar açılır. Bu sünnettir. Bunu kadınlar yapmaz. Ama secdede her ikisi de topuklarını birleştiriyor.
[ad_1]
Birinci ve ikinci rek’atlarda farzlarda ve farzların kazasında, zamm-ı sûreyi okumayı unutmuş isek, üçüncü ve dördüncü rek’atlarda okur ve secde-i sehv de yaparız.
[ad_1]
İki secde arasında (Sübhânallah) diyecek kadar durmak lâzımdır. Vâcibdir, hükmü tercih edilmiş. Ama diğer mezheblerde ve hanefinin bir kavlinde farzdır. Onun için namaza dikkat etmek lâzım. Çünki bir kavle göre secde-i sehv de kurtarmıyor. O namazı iâde etmek gerekiyor, farzdır kavli var.
[ad_1]
Bir mahzuru söz konusu olmaz. Fazla söylendi diye secde-i sehv gerekmez. Birer defa söyleyince de secde-i sehv gerekmez. Secde-i sehv ancak, namazın farzlarından birisi gecikmeli yapılmış ise, namazın içerisindeki vaciblerden herhangi birisi terk edilmiş veyâ gecikmeli yapılmış ise gerekir.
[ad_1]
İhtiyaten secde-i sehv yapılmaz. Onun için ilmihâl bilgilerini öğrenmek lâzım. Secde-i sehv icâb ettiren durumda secde-i sehv yapılır, yoksa yapılmaz.