[ad_1]
Sadece (Allahümme entesselâm ……) okunur ve kalkılır. En son namazda selâm verince de denir ve üç defa istiğfar duâsı okunur ve Âyet-el kürsi ve tesbihler okunur, duâ edilir.
[ad_1]
Sadece (Allahümme entesselâm ……) okunur ve kalkılır. En son namazda selâm verince de denir ve üç defa istiğfar duâsı okunur ve Âyet-el kürsi ve tesbihler okunur, duâ edilir.
[ad_1]
İster münferiden ister cemaatle namaz kılalım, farz namazda selâm verildikten sonra elleri yüze sürmek mekruhdur. Eller, namazın sünneti, farzları bitip, tesbihatlar bittikten sonra yapılan duanın ardından yüze sürülür.
[ad_1]
İlk defa unutma olduğu zamân o namâz iâde edilir. Ama sonrakilerde artık iâde edilmez, zan-ı gâlibe göre hareket edilir. Siz de ilk defa oldu ise, o secdeyi iâde edersiniz. Geciktirdiğiniz için de secde-i sehv yaparsınız. Ama sık sık oluyorsa, kalbinize bakarsınız, bir yapsanız bile Allahü teâlâ onu iki kabûl eder.
[ad_1]
O mâni olmaz. Tabiî, alnınızı yere koyacaksınız. Farzdır. Eğer alın koyulmazsa namâz da olmaz. Alınla beraber burunda konması gerekir. Burunda bir rahatsızlık varsa, sadece alnı koymak da onu yerine getirir. Ama rahatsızlık yoksa, alın ve burun beraber konulması lâzımdır. Alın konmayıp, havada kalacak olursa, o zamân namâz olmaz, secde olmaz. Secde farzdır. Yalnız takke olsun veyâ örtü olsun, secde ettiğimiz şeyle araya giriyorsa, o da mekrûh olur. Mümkün mertebe alnın açık olması, başörtünün de ona göre örtülmesi gerekir.
[ad_1]
Açık durmalıdır. Mâni varsa, göze bir şey gelecekse kapatılabilir, mekrûh olmaz. Kıyamda gözleri yummak tenzîhen mekrûhdur. Zihin dağılmasın diye kapatılırsa tenzîhen mekrûh bile olmaz.
[ad_1]
Secde-i sehv de iki defa yapılır. Yanî namâz secdesi gibidir. Tilâvet secdesinde tek secde yapılıp, kalkılıyor.
[ad_1]
Caiz değildir. Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm” yapmadığını din diye yapmak, bid’at olur. (Rabbigfir-lî) demek çok güzel bir şeydir ve istiğfardır. Ama bunun söyleneceği yer burası değildir.
[ad_1]
Elbette. Birinci safda ve imâmın arkasında bulunan çok kıymetlidir. Ondan sonra birinci safda sağ tarafda bulunmak çok kıymetlidir. Önce rahmet namâz kıldırana, sonra onun arkasındakine, sağına, soluna, ondan sonraki saflarda bulunmak çok kıymetlidir, tavsiye edilmiştir.