[ad_1]
Sessiz olarak, (Âmîn) demek sünnetdir. Cemâ’atle kılarken, imâm (Veladdâllîn) deyince, cemâ’at sessizce (Âmîn) der. Şâfi’î mezhebindekiler biraz yüksek sesle söyleyebiliyorlar. Ama hanefî mezhebindekiler, kendi işiteceği sesle söylerler.
[ad_1]
Sessiz olarak, (Âmîn) demek sünnetdir. Cemâ’atle kılarken, imâm (Veladdâllîn) deyince, cemâ’at sessizce (Âmîn) der. Şâfi’î mezhebindekiler biraz yüksek sesle söyleyebiliyorlar. Ama hanefî mezhebindekiler, kendi işiteceği sesle söylerler.
[ad_1]
Olur, mahzuru yoktur.
[ad_1]
Tabii. Dört mezhebde de hiçbir farkı yoktur. Çünkü âyet-i kerimedir. Bakara sûresindedir. Hüvallahüllezî de, Amenerrasulüyü de zamm-ı sûre olarak okuyabiliriz. Rabbena âtina, Rabbenağfirli gibi âyetleri de, kendinden önceki âyetlerle okuyabiliriz.
[ad_1]
Eskiler öyle değildi, hâfızalar berraktı. İlk defa başa geliyorsa iâde edilir. Sık sık başa geliyorsa, zann-ı gâlibe göre hareket edilir.
[ad_1]
Namaz sahih olur. Uyulması gereken imamdan kastınız, hâzır olan imama demektir.
[ad_1]
Kitâblarda buyuruluyor ki; (İlk defa başına geliyorsa onu iâde eder. Sık sık başına geliyorsa o zaman az kıldığına göre kanâ’at eder, ilâve eder, devam eder ve secde-i sehv yapar.
[ad_1]
Namâzın içindeki rükü’ya giderken kalbinden o tilâvet secdesine niyyet edilirse olur. Bilinemedi ise, namâzdan sonra da yapılabilir.
[ad_1]
(Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr) diyoruz ve elimizi kaldırıyoruz. Okunmasa da bir şey lâzım gelmez.