Namazda, Fâtiha-i şerîfeyi okuduktan sonra (Âmîn) diyoruz, mahzuru var mı?

[ad_1]

Sessiz olarak, (Âmîn) demek sünnetdir. Cemâ’atle kılarken, imâm (Veladdâllîn) deyince, cemâ’at sessizce (Âmîn) der. Şâfi’î mezhebindekiler biraz yüksek sesle söyleyebiliyorlar. Ama hanefî mezhebindekiler, kendi işiteceği sesle söylerler.

Namazda zamm-ı sure olarak ayet-el kürsi okunabilir mi?

[ad_1]

Tabii. Dört mezhebde de hiçbir farkı yoktur. Çünkü âyet-i kerimedir. Bakara sûresindedir. Hüvallahüllezî de, Amenerrasulüyü de zamm-ı sûre olarak okuyabiliriz. Rabbena âtina, Rabbenağfirli gibi âyetleri de, kendinden önceki âyetlerle okuyabiliriz.

Namazda vesvese oluyor. Farzı mı sünneti mi kıldığımı şaşırıyorum. Bu durumda…

[ad_1]

Eskiler öyle değildi, hâfızalar berraktı. İlk defa başa geliyorsa iâde edilir. Sık sık başa geliyorsa, zann-ı gâlibe göre hareket edilir.

Namazda üçüncü rek’at mı, dördüncü rek’at mı diye şaşırıyorum, ne yapmalıyım?

[ad_1]

Kitâblarda buyuruluyor ki; (İlk defa başına geliyorsa onu iâde eder. Sık sık başına geliyorsa o zaman az kıldığına göre kanâ’at eder, ilâve eder, devam eder ve secde-i sehv yapar.

Namâzda tesbîhden sonra, elimizi kaldırmadan önce bir şey okunuyor, bunu yarım…

[ad_1]

(Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr) diyoruz ve elimizi kaldırıyoruz. Okunmasa da bir şey lâzım gelmez.