Nazar nedir, var mıdır? Kur’an-ı kerimde geçiyor mu?

[ad_1]

Nazar hakdır. Nazar insanı kabre, deveyi de kazana sokar, buyruluyor. Birşeye bakılınca, beğendiği birşeyi görünce (Mâşâallah) demelidir. İnsanın kendine de nazarı geçer. Gözden çıkan bir şuâ vardır. Bu şuâyı kıran silah da Mâşâallah demektir. (Mâşâallah)ı dilimize alıştırmalıyız.

Nazar için İhlas, felak ve nas surelerini okuyorum. Bunlar kâfi midir?

[ad_1]

Kâfidir. Ayrıca, (Nûn sûresi)nin son âyet-i kerîmesinin nazâr için okunduğu da bildiriliyor. Buna ilâve olarak, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)nin nazâr bahsinde, (E’ûzü bi-kelimâtillâhittâmmati…) diye başlayan tavîz var. O da okunur. Kendisi için okuyan, E’ûzü diye okur. Eğer karşıdaki muhatap için okunuyorsa ve erkek ise, (Ü’îzüke) denir. Kadınsa, kızsa, (Ü’îzüki) denir. İkiden fazla kimseye okurken, (Ü’îzü-küm) demelidir. Duânın devâmı, hepsinde aynıdır.

Nazar için bildirilen duaları suya okuyorum, bunun dökülmesinde bir sakınca var…

[ad_1]

Nazar için okunacak sure veya dualar, suya okunacak diye bir ifade ehli sünnet kitaplarında geçmiyor.  Nazar için, kime tesir etmişse onun üzerine üfler eğer kendine değmişse kendi üzerine üflemesi gerekir.  Eğer dinleyicimiz nazar dualarını, büyü için bildirilenleri ya da şifa ayetlerini suya okumuş olsa suda dökülse bunun bi mahsuru olmaz.

Nazar gözden çıkan bir şua diye biliyoruz. Telefonda da nazar değer…

[ad_1]

Orada da nazar değme durumu söz konusu olabilir. Ama mutlak değildir. Onun için de nazar duâları var. Bunları her zaman için de okumalıdır. Nas, Felâk sûrelerini okuyup, üzerine üflemelidir. Bir de (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de, E?ûzü bi-kelimâtillâhittâmmeti… diye başlayan taviz, duâ var, nazar için okunur.

Nazar âyetlerini, (âyât-ı hırz)ı ve bu şekilde bazı duâları yanımızda taşısak…

[ad_1]

Âyât-i hırzın hangileri olduğu (İslâm Ahlâkı) kitâbında yazıyor. Hakîkat Kitâbevinin yayınlamış olduğu arabî (Teshîl-ül-menâfi’) kitâbının arkasında da var. Bunları okumak, yanımızda taşımak câizdir. Belden üst yanda, pvc veyâ streçle [yazılar görünmeyecek şekilde sarılı olarak] taşınabilir. Bunların faydası elbette olur. Çünkü seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki, (Kur’ân-ı kerîmin her âyeti değil, her kelimesi değil, her harfi şifâdır). Dolayısı ile rabbimizin sözüdür, inanarak yapılırsa Allahü teâlâ şifâ ihsân eder. Âyet-i kerîmeler de, duâ için bildirilenler de şifâ için birer vesîle kaynaklarıdır. İnanarak, itikâd edilerek şartlarına uygun yapılırsa, cenâb-ı Hak muhâfaza eder, korur, şifâ gönderir.