[ad_1]
Zorlanalım. Netice itibâriyle zamânla yerleşir.
[ad_1]
Zorlanalım. Netice itibâriyle zamânla yerleşir.
[ad_1]
Kalbinizden geçireceksiniz. Dille söylemeye de izin verilmiştir. Bu güne kadar kılmış olduğunuz namâzların hepsi sahîhdir. Onun için endişe etmeyin. Ama esas olan kalbdir. Hangi namâzı kıldığımızı kalbimizden geçiriyoruz. O bilgi içimizde olacak. Yani şuûrlu bir şekilde yapılacak.
[ad_1]
Doğru. Dört mezhebde de öyledir. İmâm-ı Rabbâni “kuddise sirruh” hazretleri de çok açık net ifâde ediyorlar. Ama Ehl-i sünnet âlimlerinden bazıları, kalbi ile niyet eden mutmain değilse, dil ile de söylenmesine izin vermişler. Ama esas olan kalb iledir.
[ad_1]
Üç defa söylemek sünnetdir. Beş, yedi, dokuz, onbir defa söylemek müstehâbdır. Peygamber efendimiz “aleyhisselâtü vesselâm” teke riâyet etmiştir. Orada birer defa söylemiş olsak da, namazımız yine sahih olur.
[ad_1]
Artık nisaba malik olmadığı için zekat vermesi gerekmez.
[ad_1]
Bu durumda tasarruf çocuğa değil, velisine aittir. Dolayısıyla zekâtı altınları biriktiren, tasarruf sahibi olan velisi verir.
[ad_1]
Hatâyı başka tarafta değil, kendimizde aramalıyız.
[ad_1]
Yapılacak herhangi bir iş ya Allahü teâlânın rızasına uygun olur, ya nefsin bildirdiklerine uygun olarak yapılır.
[ad_1]
Nişan, nikâh değildir. Birbirine yabancıdırlar. Görüşmeleri, konuşmaları, beraber gezmeleri, bir odada beraber kalmaları câiz değildir. Zaten nikâh akdi yapıldıktan sonra ömür boyu birbirlerini tanıyacaklar. Dînini biliyor mu, bilmiyor mu buna bakılır. Herkesin yaptığı değil, Allahü teâlânın bildirdiği esastır. Onun için iyi araştıracak, dînini bilen tarcih edilir. Her arayan bulamaz, aramayan hiç bulamaz.