Oğlum askerden gelirse bir kurban keseceğim denirse, bunun yeri ve zamânı…

[ad_1]

Kurban dendiği için, yeri ve zamânı kurban bayramıdır. Bunu söylerken kesecek bir şeyi yok ise, zaten adak sahîh olmaz. Adağın sahîh olabilmesi için, (Bir kimse adakda bulunduğu zamân, adadığı şeyin kendi mülkünde ve tasarrufunda olması lâzımdır). Yoksa bu adak sahîh olmaz, boş ve lüzûmsuz söz olur. Tövbe istigfâr etmek gerekir.

Oğlum askerden gelirse bir adak keseceğim dedim. Oğlumda askerdeyken kurban adamış.…

[ad_1]

Kurban denmiş ise ilk kurban bayramında kesmek gerekir. Ancak yine (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbında nezr bahsinde anlatılırken, bir kimsenin nezrinin [adağının] sahih olması için beş-altı tane şart sayılıyor. Bunlardan bir tanesinde deniyor ki, (Adadığı şey mülkünde olmalıdır). Bir kimse, şu işim olursa bin lira vereceğim dese, ama bir lirası varsa, bir lirayı verir. Mülkünüzde varsa, adak dediğiniz için istediğiniz zaman kesersiniz. Kurban deseydiniz ilk kurban bayramında kesecektiniz. Kesemeseydiniz de bedelini altın olarak verecektiniz. Çocuğunuzun da mülkünde varsa, ilk kurban bayramında keser. Kesmedi ise, bedelini altın olarak verir. Bir altın kurtarır. Her ikinizin de mülkünde böyle bir şey yoksa, o câiz değildir.

Oğlum askerden geldi. Nişanlandı ve ayrıldı. Kızımı da isteyen var, fakat…

[ad_1]

Zamanımız mâlesef böyle. Sert davranmak uçuruma itiyor. Dışarıda nefsin istediği şeyler o kadar çok ki, sert davranınca kız evlât da, erkek evlât da çekip gidiyor.

Evlât için duâ ederken, (Yâ Rabbi! Dînini bilen, seven kimselerle arkadaş eyle!) demelidir. Çünki arkadaş olunca ve sevince, seven sevdiğine itâat eder. Muhabbet ettiği için ona itâat eder ve sonra değişir ve anne babanın istediği olur. Onun için çocuklarımızın eğitimini kendi kendimize hâlletmeyelim. Anne babadan istifâde eden evlât çok nâdirdir. Nâdir olduğu için de, yapacağımız iş onları dînini seven ve bilen kimselere emânet etmekdir. Böyle olunca mesele hâllolur.

Oğlum askerde. Bize asker aylığı bağlanıyor. Bunu kullanmakta mahzur var mıdır?

[ad_1]

Mevzuat gereği âilenin durumu devlet tarafından kontrol edilir. Şartlar müsâitse, devletin hediyesidir. Dolayısıyla vatandaşın da bunu almasının herhangi bir mahzur söz konusu olmaz.

Oğlum açık bir kadın ile evlendi. Ben de ölseydi de bu…

[ad_1]

Tövbe istiğfar edin. Bilemezsiniz belki hidâyete kavuşur. Duâ edin. Allahü teâlâ ezelde takdir etmiş. Duâ etmekten başka çâreniz söz konusu değildir. Evet, evlendirirken çok dikkat etmek lâzım. Peki, siz oğlunuzu dîni bütün olarak yetiştirdiniz mi? Eğer dînini bilse idi, iyi arkadaşlarla görüşecekti, dolayısıyla size gelecek, sâliha birisini istiyorum diyecek ve sizin rızânızı alacaktı. Ayırmaya kalkarsanız, çocuğu temelli uzaklaştırırsınız, o da uygun olmaz.