Oğlum iflas etti. Torunlarımın ilaçlarını kendi karneme yazdırarak alabilir miyim?

[ad_1]

Ona devlet bir şey demez. Zaten durumu müsâit değil. Burada devleti dolandırmak, onun sırtından kazanç temin etmek söz konusu değildir.

Oğlum için memur olursa ilk maaşından bir kurban keseceğim dedim. Şimdi…

[ad_1]

Adağın sahîh olabilmesi için şartlar vardır. Kurban keseceğim dediğiniz zaman kurban alacak durumunuzun olması gerekir. Bir kimse kendi evlâdının malı ile de adak yapamaz. Yani evlâd ana-babanın, ana-baba da evlâdın malından sadaka, adak veremez. Şimdi kan akıtsam dediğiniz için de, kendi mülkünüzde varsa olur. Yoksa yine olmaz.

Oğlum dövme yaptırmış elimden geldiği kadar anlatmaya çalışıyorum. Bu haline çok…

[ad_1]

Emr-i maruf yapmaya devam edin. Baba ile anne aynı şeyi söylemiş olsa, durum değişir, çocuklar üzerinde etki yapar. Duâ etmeye devam etmelidir.

Oğlum dini nikah akdini yapmıştı. Ardından ikinci defa daha yaptı. Şimdi…

[ad_1]

Önceki geçerlidir, bozulmadığı müddetçe ikincisi lüzumsuzdur. Şâfii mezhebine göre olmadığı zaman, yeniden nikâh akdi yapılabilir.

Oğlum deprasyonda, kurtulması için neler yapmalıdır?

[ad_1]

Sinir hastalığı için doktora gidilir. Sonra da dînin emri olarak hergün yüz defa, (Bismillâhirrahmânirrahîm. Ve lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil’aliyyil’azîm). Yüz defa da istiğfar okunur. İyi kimselerle görüşecek. Fazla kendini sıkmayacak.

Oğlum bir tarîkata girmiş. Şeyhin el vermesi diye bir şey var…

[ad_1]

Tarîkat adı altında faâliyet gösterenler var. Nakşî geçinenlere bakıyorsunuz, o nakşibendiyye büyükleri ile zerre kadar alâkaları yok. Tarîkat kelime olarak yol demekdir. Mezheb de yol demekdir. İkisi de arabca bir kelimedir. Mezheb, Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde bildirilen hükümleri, maddeler hâlinde bildiren yoldur. Tarîkat büyükleri de, bu hükümleri insanlara severek yaptırmaya çalışıyorlar.