Okulumuzdaki bir hoca, hazret-i Âdem ve hazret-i Havvâ yok, biz toprağın…

[ad_1]

Kendi nefsine dayanarak söylüyor. Dinsizin, ateistin tekidir. Adam dinsiz olduğu için, islâmiyyetin bildirdiği şeylere de karşı çıkmak için mutlaka bir şey söyleyecek.

Okulda yılbaşında çocukları hediye verdirip, yılbaşını tebrik ettiriyorlar. Böyle yapmaları uygun…

[ad_1]

Yeni yılını tebrik ettirmek başka, noeli tebrik ettirmek başkadır. Noel, hıristiyanların en büyük yortularıdır. Yeni yıl girince hediye verilebilir, bu noel hediyesi değildir.

Okulda yılbaşında bir şeyler dağıttık. Siz bunun uygun olmadığını söylemiştiniz. Şimdi…

[ad_1]

Gayr-i müslimlerin, dînî mâhiyyetde kutladıkları günlere itibâr etmek, değer vermek, onların yaptığını yapmak îmânı götürür. Müslümânlardan bazıları, (Onlar eğlenirken, harâm işlerken, biz de oturalım duâ edelim). Bu da yanlıştır. Ebû Hafs-i kebîr “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Nevruz günü bir kimseye yumurta hediye edilse, îmân gider). İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretleri, (Mihrican ve noel de, bunun gibidir) buyuruyor. Bazı şeylerde niyet kurtarmaz. Küfür olan bir şey, iyi niyetle küfür olmaktan çıkmaz. İyi, güzel niyet onlara şâmil değildir. Gayr-i müslimlerin bayramları olsun, dînî günleri olsun, âyînleri olsun, yortuları olsun, bunlar kutlanmaz. Bunlara iştirâk edilmez. Allahü teâlâ, (Bana îmân etmeyen, benim dînimi kabûl etmeyen, benim verdiğim ni’metlere nankörlük edip, beni red edenlerin âyînlerini, dînî günlerini, putlarını, putlara verdikleri hediyeleri ve yaptıkları şeyleri red edin, kabûl etmeyin. Bunlara düşmânlık edin) buyuruyor. Allahü teâlânın düşmânı olanın yapmış olduğu fiili yapmak îmânı götürür. Bu yapılanlar, ya cehâletten kaynaklanır veyâ hâinlikten kaynaklanır. Yeni yılı kutlamanın mahzuru yok. Mîlâdî bir yıldır. Güneşin sistemine göre ayarlanmıştır. Bunu tebrik etmenin, hayırlı olsun demenin bir mahzuru söz konusu değildir.

Okul sebebi ile namazlarımda gevşeklik oluyor. Bundan nasıl kurtulabilirim?

[ad_1]

Biz de öğrenci olduk. Okulda ders vakitleri sebebiyle sıkıntılar olur. Mesela teneffüste okulun tuvaletine gidilip, abdest alınır. Namaz vakti geldiğinde gerekirse okulun kalorifer dairesine inilip, namaz kılınır. Gayret etmelidir. Kişi gayret ederse Allahü Teâlâ yardım eder. Biz öğrencilik yıllarımızda da, öğretmenlik yıllarımızda da hatta askerde de gayret ettik, Allahü Teâlâ yardım etti, namazlarımızı kıldık. Mesela askerde iken eğitime çıktığımızda yanlarımızda matara oluyordu. 50 dakika bizi çalıştırdıktan sonra mola veriyorlardı. O mola esnasında abdestim yok ise bir kenara çekilip, kimsenin dikkatini çekmeden mataradaki su ile abdestimi alırdım. Sonra tekrar 50 dakika daha çalışma yaparlardı. Biliyordum ki bunun ardından yine mola verilecek. Tekrar mola olduğu zaman yine bir siper bulup, gözler önünde olmadan mesela öğle ve ikindi vaktiyse; 4 rekât farzı kılıyordum, tekrar eski yerime dönüyordum. Kimseyi rahatsız etmeden, kimseden izin almadan ibadetlerimi yerine getiriyordum. Yeter ki, kişi ibadetleri yerine getirmekle dertli olsun. Bununla dertli olunca Allahü Teâlâ yardım eder.

Okul gereği saçımı açıyorum. Mahzuru olur mu?

[ad_1]

Zarûri eğitimler var. Zarûri eğitimde bülûğa erenin peruk takması lâzımdır. Hiçbir zamân mâzeret değildir. Harâm işlemeye hiç kimse izin veremez. Zarûri eğitimin dışında yapılan, zaten zarûret değildir. Ama öyle bile olmuş olsa, mutlaka peruk takmalıdır. Din, Allahü teâlânın dîni. Kitâpta öyle bildiriliyor. Kim yaparsa yapsın harâmdır.

Okuduklarımızı, yaptıklarımızı nasıl hediye edebiliriz?

[ad_1]

(Önce Peygamber efendimize, bütün Peygamberlere, Eshâb-ı kirâma, Tabiîne, Tebe’i tâbi’îne, bütün İslâm âlimlerine, Evliyâ-i kirâmın hepsine, üzerimizde hakkı olanlara, âhirete intikal etmiş olan [anne, baba, dede, nine..] kimler varsa bunların ruhlarına hediye ettim) diye hediye edilebiliyor.