[ad_1]
Ölen kimse için kitaplarda anlatıldığı gibi iskatını yaptık. Ama iskata oturacak…
[ad_1]
Kitaplarda iskat dinen fakir, salih olan erkeklerle yapılır deniyor. İskatı önemsemeyen kimse salih olmaz. Dolayısıyla böyle kimselerle devir ve iskat yapılmaz.
Ölen evli hanımın eşyaları dul hanıma verilirmiş. Bu doğru mu?
[ad_1]
Doğru değildir. Ölen ister evli olsun, ister bekâr olsun, erkek olsun, kadın olsun, ölür ölmez bırakmış olduğu mallar mîrâscılarının hakkı olur. Kimse bunlara müdâhale edemez. Mîrâscılardan başka kimse buna el uzatamaz. Harâmdır, günâhdır. Mîrâscılar da kendi haklarından fazlasını talep ettiği zaman, o da harâmdır, hırsızlıktır.
Ölen birinin eşyaları, eşi tarafından bana verildi. Bu ölen kimsenin çocuklarıda…
[ad_1]
Caizdir. Eşyalar kullanılabilir. İşin o kısmı (çocuklarından izin alındı mı, alınmadı mı) bizi ilgilendirmez. Hüsnü zan ederiz.
Ölen bir kimsenin karnının şişmesi iyiye alamet diyorlar doğru mudur?
[ad_1]
Kitaplarda öyle bir şeye rastlamadık. Hatta kitaplarda, şişmemesi için [mesela gece öldü ise] karnının üzerine demir gibi bir şey koyarlar. (Seâdet-i Ebediyye)
Ölen bir kimsenin ağzından ve burnundan kan gelmesi neye alâmetdir?
[ad_1]
Şehîd olursa, ölüm acısı duymaz. Allahü teâlâ mahşer günü hesâba çekerken, onun haklarını üzerine alır. Bu kimse de namâzını kılıyorsa, itikâdı da düzgünse şehîd olur. Şehîd gidince de ni’mete kavuşmuş demekdir.