[ad_1]
Ölenin ardından bir sene yemek veriliyor ve yemek verilen kabı fakire…
[ad_1]
Ölenin ardından yemek vermenin mahzuru yoktur. Bir hafta boyunca sadaka vermek, Kur’an-ı kerim okumak müstehab diye kitâblarda geçiyor. Bir sene boyunca da fakir fukarâya yemek verip sevâbını göndermenin mahzuru yoktur.
Ölenin (hanımımın dayısının oğlunun) iskâtını, hanımım yaptırabilir mi?
[ad_1]
Ölenin iskâtına üsûl ve fürû’ oturamaz. Kadınlar değil, erkeklerin yapması gerekir. Üsûl, yukarısı. Ya’nî babası, dedesi oturamaz. Fürû’, aşağısı. Ya’nî çocukları, torunları oturamaz. Herhangi bir akrabâ olmayan bir müslimânın da iskâtı yaptırılabilir.
Ölene niçin Yasin-i şerif okunur?
[ad_1]
Ölüm anında, iki sûreden bahsediliyor. Ölenin yanında Yasîn-i şerîf okunursa, şeytân o anda imânını çalmak için gayret eder. Ruhun bedenden ayrılma anında hararet bastığı için, getirir su gösterir. Dediğimi kabul edersen, veririm der. İşte o anda Yasîn-i şerîf okumak ve ölünün başında su vermek veyâhut da ıslak mendili ağzına koymak, ihtiyâcı görülürse daha çok vermek onu o badereden atlatır ve Yasîn-i şerîf okununca da susuzluğa doymuş olarak vefât eder. Dinde, neyin nereye iyi geleceğini bildiren Allahü teâlâdır ve Onun Peygamberidir “aleyhissalâtü vesselâm”.
Ölen kişinin ağzındaki dolgu veyâ kaplama çıkarılmalı mıdır?
[ad_1]
Hayır. Sekerât-ül-mevt hâlinde ise, fazla eziyyet vermeden çıkabilecek olanları, [meselâ takma diş] almalıdır. Ama öbür türlü, vefât ettikten sonra ağzını açıp da onları sökmenin bir âlemi söz konusu değildir.
Ölen kimsenin organlarını alırken ölü ızdırap duyar mı?
[ad_1]
Duyar tabii ki. Ama ölen kimsenin ruhu bedenden ayrıldıktan sonra, bunların bir başkasına faydalı olacağı ona bildirilir ve ondan zevk alır.