Ölünün yedisi kırkı ve elli ikisi var mıdır?

[ad_1]

Bunlar yok. Kırkı, hıristiyanların uydurmasıdır. Bunlar çok terstir. Vefat ettikten sonra, bir hafta, Kur’ân-ı kerîm okumak, sadaka vermek, sevâbını göndermek müstehâbdır. Fıkıh kitâplarının, ilmihâl kitâplarının okunmamasından kaynaklanıyor. 

Ölünün ruhu için ilk günden kırkına kadar Kur’ân-ı kerîm okunuyor. Bu…

[ad_1]

Kitâplarda, (İlk bir hafta içinde devamlı sûretle okumak müstehâbdır) buyuruluyor. kırk ifâdesi yok. Hiçbir şey yapmayıp, kırkıncı gece yapmak da hıristiyân ermenilerden geçmiş. Müstehâb olan ilk bir hafta içerisinde durmadan okuyarak, sadaka vererek bunların sevâbını göndermekdir. Bir hafta bekleyip, bir hafta sonunda yapmak da câiz değildir. Kırkıncı gecesini, elliikinci gecesini beklemek de câiz değildir.

Ölünün arkasından salâ verilmesi uygun mudur?

[ad_1]

Sonradan çıkmıştır, bid’atdir. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” ve Hulefâ-i râşidîn zamânında böyle bir şey söz konusu değildi. Cum’a günü sabah namâzından önce verilmesine Ehl-i sünnet âlimleri ses çıkarmamışlar. Şimdi ho-parlör takıldı, artık bu teblîğ direği oldu. Eskiden herkesin haberi oluyordu. Cep telefonu, telefon, internet yoktu. Herkes duyuyordu. Bugün bunlar var, duyurmak istediklerimize çabucak duyururuz.

Ölümden korkuyorum. Allahü teâlâyı bir nûr olarak düşünüyorum. Neler söylersiniz?

[ad_1]

Bizim düşündüğümüz, hâtırımıza gelen ne varsa hepsi mahlûktur, hiçbirisi Allahü teâlâ değildir. Çünkü, İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretleri buyuruyorlar ki, (O, verâ’ül verâ’dır). Allahü teâlânın zâtî sıfatları var. Bu zâtî sıfatlardan bir tanesi, Muhâlefetün-lilhavâdis ve Kıyâm bi-nefsihi sıfatlarıdır. Bu sıfatları ile Allahü teâlâ yarattıklarının hiçbirisine benzemez ve hiçbir şekilde de bir başkasına muhtaç olmaz. Çünkü Allahü teâlâ hâlıkdır, mahlûk değildir. Mahlûk, muhtaçtır; hâlık, yaratandır. Onun için bizim hâtırımıza, hayâlimize gelen Allahü teâlâ değildir. Dolayısıyla öyle düşünmek için kendinizi zorlamanıza da gerek yok.

Ölümden korkuyordum. Rüyamda bir tabuttan ölümden korkmamalı diye bir ses duydum.…

[ad_1]

Güzel bir şeydir. Cenâb-ı Hak rüyâda teselli etmiş. İhsân-ı ilâhidir. Ölüme hazır olan bir kimse, ölümden korkmaz. Ölümden, hazır olmayan korkar. Ölmekten değil, öldükten sonra başa geleceklerden korkmalıdır.