[ad_1]
(Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de var. Tabiî, okuyabiliriz. Hiçbir mahzuru yok.
[ad_1]
(Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de var. Tabiî, okuyabiliriz. Hiçbir mahzuru yok.
[ad_1]
Sesli yapılmamış buyuruluyor kitâblarda. İnsanlar duâ etmesini unuttuğu için, bilmediği için, yemek duâsıdır veyâhud da hatm duâsıdır, benzeri duâlarda, hani duâyı belli etmek için, yüksek sesle okuyabilmeye izin verilmiştir.
[ad_1]
Mezheb yok idi, çünkü mezhebin sâhibi vardı. Ama Eshâb-ı kirâm efendilerimizin hepsi mutlak müctehid idi ve her birinin bir mezhebi var. Yani, Peygamber efendimizin bildirdiklerini dünyanın her tarafına naklettiler, bunların hepsi doğrudur. Mezheb imâmları yorum yapmadı, nakil yaptılar.
[ad_1]
Allahü teâlâ yüksek yaratıyor. Yarattığı mahlûkaların içerisinde, Onu zirvede yaratmıştır. En üstün Onu yaratmış. Birisini en üstün yaratmayı murad etmiş.
[ad_1]
Evet, düşer. Ümmetsek düşer.
[ad_1]
Yaşça, hazret-i Hasan büyüktür.
[ad_1]
Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm” yaptığı duâ kabul olmuştur ve îmânlarını kurtarmadan vefat etmezler. Evlâd-ı resûl olanların zâtı mübarekdir. Sıfatları bozuk olabilir. Sıfat ayrıdır, zât ayrıdır. Sıfattan murad, yani amelleri bozuk olabilir. Mübarek ceddinin bildirdiğine ittibâ etmiyordur, hatta bid’at şeyler de yapabilir. Evlâd-ı resûl bunu yaptı ise, dünyada öder, kabirde öder, mahşerde öder, muhakkak öder. Îmânını kurtarır, o ayrı bir mesele, ama bu yaptığının bedelini öder. Evlâd-ı resûle yapılacak en büyük iyilik, onlara doğru itikâdı, Ehl-i sünnet itikâdını, mübarek cedlerinin yolunu anlatmak ve öğretmekdir. Zaten yaratılış itibâri ile kabiliyetleri yüksek olduğu için, kısa zamanda mesâfe alıyorlar. Onun için sıfatlarına bakmayacağız.
[ad_1]
Her Peygambere kırk insan gücü, Peygamber efendimize kırk Peygamber gücü verildiği bazı kitâplarda yazılıdır. O gücü Peygamber efendimiz insanların aleyhine hiçbir zaman kullanmadı.