[ad_1]
Bundan sonra tutacağımız oruçları kazaya niyet ederiz.
[ad_1]
Bundan sonra tutacağımız oruçları kazaya niyet ederiz.
[ad_1]
Allahü teâlâya ulaşmak, Allahü teâlâya kavuşmak kelimelerin bazan Ehl-i sünnet âlimleri kullanmışlar. Ama orada izahatlar var. Allahü teâlânın rızasına kavuşmak şekliyle anlatıyorlar. Fakat konunun içinde geçiyor. Müstakil olarak, Allahü teâlâya ulaşmak tâbiri kullanıldığı zaman çok yanlış olur.
Ulaşmak, belli bir zaman diliminde, belli bir yere gitmektir. Meselâ Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm Mirâc gecesinde, Mescid-i aksâdan Mescid- i harâma ve oradan yedi kat göklere [Ka’be kavseyn, belli bir yere] götürüldü. Bu zaman diliminde yaratılmış mahlûkatı geçti, âhirete geçirildi. Ondan sonra zaman, mekân mefhumu olmadı. Onun için de Ehl-i sünnet âlimlerinden bazı Mirâcı anlatırken, Mirâc akıl değil, îmâm işidir buyuruyorlar. Cenâb-ı Hakkın kudretine inanılırsa mesele biter ve orada aklı zorlamaya da lüzum yok.
[ad_1]
Rabıta, bağlantı, irtibat kurmak demektir. Allahü teâlânın sevdikleri ile rabıta yapacağız. Bid’at ehli birinin kitabı okunursa, otomatik olarak onun kalbi ile bağlantıya geçilir ve bid’at ehlinin kalbinde ne varsa, okuyanın kalbine akar. Bir müddet sonra aynı o adam gibi düşünmeye ve söylemeye başlanır. Ama Ehl-i sünnet âlimlerinin, meselâ imâm-ı Rabbâni hazretlerinin (Mektûbat)ı okununca, İmâm-ı Rabbâni “kuddise sirruh” hazretlerinin kalbi ile bizim kalbimiz bağlantıya geçer ve İmâm-ı Rabbâni “kuddise sirruh” hazretlerinin kalbindeki nur, feyz kalbimize akar. Bir müddet sonra düşüncelerimiz, görüşlerimiz, o nurlar vâsıtasıyla şeffaf olur.
[ad_1]
İmam-ı Rabbani hazretleri ayet-i kerimede nasılsa öyle okumak (Rabbenaatina…) evladır diye diye bildiriyor. Yoksa “Allahümme Rabbena…” diye de okunabilir.