Ramazândan sonra niye iki gün kaza orucu tutulur? Bu orucun zamânı…

[ad_1]

Bunun cevâbını vermiştik. Başı ve girişi tereddütlü olduğu için tutuyoruz. (En son tutamadığım Ramazân orucunu tutmaya) diye niyyet ederiz. [En son kazaya kalan… diye de niyyet edebiliriz]. Şevvâl ayında altı gün oruç tutacaksanız, orada da tutabilirsiniz. Zilhicce ayında da tutulabilir. Bu bir sene içerisinde tutulur.

Ramazânda tutamadığım, kazaya kalmış oruçlarım var. Bunları kaza etmem için belli…

[ad_1]

Öyle bir durum yok. Eylülde kazaya kalan hemen; ekimde, kasımda, aralıkta, ocakta [kısa günlerde] tutulabilir. Sadece dînimizin bildirmiş olduğu, tek olarak oruç tutmanın mekrûh olduğu zamân dilimleri var: Meselâ cumartesi günleri tek olarak oruç tutmak mekrûh. Cum’a günleri de tek olarak oruç tutmanın mekrûh olduğu bildirilmiş. Cumartesi-pazar arka arkaya tutunca mekrûh olmuyor. Cum’a-cumartesi-pazar tutulabilir. Sadece pazartesi ve perşembe günleri de tutulabilir.

Ramazan-ı şerifte, sabah namazı ezanı okunana kadar yiyip-içebilir miyiz?

[ad_1]

Ezana kadar yiyip-içenlerin oruçları gider. Türkiye Takviminde imsak yazan yerde oruç başlar.

Birisi böyle oynarsa, bundan daha ağırı da çıkar, (yetmiş dakika!) der. Bir de utanmadan, (Allah bunun hesabını soracak!) diyor. Allahü teâlâ bunların şerrinden hepimizi muhafaza buyursun! Kitâplarda Ehl-i sünnet âlimleri böylelerine zındık buyurmuş. Din adamı şeklinde, dîni bozmak için uğraşanlar, zındıkdır. Bunlar çok tehlikelidir ve zararlıdır. Öncekileri câhil, kendilerini akıllı zannediyorlar. Ama tam tersidir, kendileri çok câhil ve ahmaktır. Hatta bunu bilerek yapıyorlarsa, hâindirler.

Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarını okumayan, bu kitâplardaki bilgileri hazmetmeyen ne namazını, ne haccını, ne orucunu ne diğer ibâdetlerini kurtaramaz. Türkiye Takviminde bildirilen imsak vakitlerinde oruca başlamamış olan, hiç başlamamış olur. Bu, akşam güneş batmadan beş dakika önce su içmeye benzer, oruç gider.

Ramazan-ı şerifte vefat etmek hakkında bilgi verir misiniz?

[ad_1]

Çok büyük devlet, çok büyük ni’metdir. Çünkü Ramazan-ı şerifde vefat edenlere kabirde süal sorulmuyor. Kâfirler olarak ölene de sorulmuyor. Ramazan-ı şerif öyle bereketli bir aydır. Cuma gecesi vefat edenlere de sorulmuyor. Ancak o gece geçince kâfire ve fâsıka tekrar başlıyorlar. Ramazan-ı şerifde de îmânsız öleninki de, Ramazan-ı şerif bittikten sonra başlıyor. Ama îmânlı giden için çeşitli müjdeler var. Ramazan-ı şerif geçtikten sonra da hesâp sorulmaz, başladığı gibi gider deniyor.

Ramazân-ı şerîfte terâvîh kılarken, altı, sekiz veya on rek’atde bir selâm…

[ad_1]

Hanefî mezhebinde iki rek’atde bir selâm vermek evlâdır. Şâfi’î mezhebinde iki rek’atden sonrasına geçit yok, namaz olmuyor. Hanefî mezhebinde dört rek’ate de izin verilmiş. Ondan sonrakiler mekrûhdur. Altı, sekiz rek’atde selâm vermek mekrûhdur. Ya’nî ibâdet yapıyorsun, günâha giriyorsun.

Ramazân-ı şerîfte şeytanların bağlanması sadece müslümanlar için midir?

[ad_1]

Hayır. Ramazân ayında şeytânların azgınları da dâhil olmak üzere hepsi hapsedilir. Müdâhale edemezler. Kâfirler için veyâ müslümanlar için bir ayırımı söz konusu değildir. Ramazân ayından sonra da serbest bırakılıyor. Bu ayda vefât eden bir kâfire bile azâb yapılmıyor. Cum’a gecesi vefât edene bile azâb yapılmıyor. Cum’a gecesi geçince onunki başlıyor, ama mü’mininki başlamıyor. Ramazân ayıda vefât eden, îmânı olan mü’minlere insan imreniyor. Azâb yok. Şeytânlar da bağlı zaten, ölürken de musallat olmuyor. Bir nefsiyle başbaşa.

Ramazan-ı şerifte önce iftar yapıp, sonra akşam namazını mı kılalım, yoksa…

[ad_1]

Her ikisi de caizdir. Vaktin girdiğinden eminsek, önce iftar, sonra namaz, vaktin girdiğinde tereddütümüz varsa, orucu kurtarmak için namazı kılarız. Vakit girmediği anlaşılırsa, akşam namazı iâde edilebilir.